Pazartesi, Ocak 26, 2009

Merhaba

Şennur ablacığımın yorumu ve biraz önce okuldan eve gelen oğlumun serzenişi üzerine, kabak tadı veren bir önceki yazımdan kurtulayım, şartlar ne olursa olsun güzelliğinden zerafetinden ödün vermeyen, yolda yürürken beni kendine doğru çeken bu gül ile herkese sıcak bir merhaba diyeyim istedim. Ne uzun cümle oldu altı üstü bir merhaba diyecektim. Bugünlerde dünyamızda ve ülkemizde yaşanan her türlü felaket hepimizi üzüyor. Biraz olsun karamsar cümlelerden kurtulmak istedim.

Artık çalıştığım için (ücretli) günlüğüme zaman ayıramıyorum (hem çalışıp hem günlüğüne zaman ayıranlara gıpta ediyorum). Hamur işi ve tatlılara paydos dedik. Eşimin kilo sorunu olduğu için ekmeğine diyet yağ sürdük! Fakat oğlum ve ben şikayetçiyiz bu durumdan! Biraz önce " anne; güzel tatlar yapmanın zamanı gelmedi mi ?" diye cümle kurdu. Bazen bir şeyler yapıyorum fakat ya fotoğraf çekmiyorum ya da nasıl yaptığımı unutuyorum. Mesela geçenlerde Jamie' den uyarladığım bir çorba yaptım. Çorba beğenildi fakat fotoğraf çekmeye gelince yan çiziyorum! Makina olmasaydı "ay makinam yok " derdim. Bir dahaki sefere çorbanın tarifini ve yaptığım değişiklikleri tembellik etmeden yazayım.

Bu arada onca yoğunluğun içinde haftada iki saat kendime zaman ayırmaya gayret gösteriyorum. Kadınlar klubünde keçe yapımını ve mandala tekniği ile nakışı öğrenmiştik. Şimdi örgü günlerindeyiz. Herkes ne isterse onu örüyor. Ben çorap örmesini öğreniyorum. Aslında biliyorum biraz ama Hollandalı arkadaşların tekniği daha farklı. Onlar topuk kısmını daha güzel örüyor. Geçen hafta kıvıramadım işi. Bu hafta inşaallah beceririm.

Nerden nereye atladım. Vefalı Şennur ablacığım fırsat buldukça günlüğümü güncellemeye çalışacağım. Kimseyi ziyaret edemesem de yüreğim sizinle. Teşekkür ederim yorumun için.

Not: Fotoğraf cep telefonu ile çekilmiştir.