Çarşamba, Kasım 14, 2007

Son kullanma tarihi geçmiş Sübye ve Cheese Cake

Kitapta da yazdığı gibi mevsiminde kavun alınır ve sübye yapılır. Ben ağustos ayında ve gece yarısı yapmışım. Evet hatırlıyorum geç bir saatte kalkışmıştım yapmaya. Kavun çekirdekleri beni epeyce yormuştu. Robotta ezilmesi gerekiyordu. Defalarca robotun kabından boşaltıp süzdürme işlemi yaptım. Çekirdekler "ayrılmayız ayrılmayız kabuklarımızdan!" diyerek direniyorlardı sanki. "Et-tekraru bi ahsen, velev kane yüzseksen" cümlesini hatırlattı. Tekrar etmek 180 kere dahi olsa güzeldir deniyor ama bana fenalık getirmişti tekrar tekrar aynı işlemi yapmak. Robottan çıkarıp havanda ezmiştim daha sonra. "Bir daha sübye falan yapmam!" demiştim. Bir gün; hayır hayır yine bir geceydi dolgun dolgun kavun çekirdeklerine rastlayınca dayanamadım yine yaptım. Tabi işlem süresi kısalmış ve daha kolay olmuştu.


Bisküvi tabanlı cheese cake'lerden pek hoşlanmıyorum aslında. Ama ben bu kekte Italyan cantuccı kullandım ve çok hoş oldu. Cantucci peksimet gibi çok sert bir bisküvi. Robotumu zorladı biraz. Ertesine güne kaldığı zaman bisküvi hamuru yumaşadı. Yumuşayınca hoşuma gitmiyor.
Ben bu tarifi de yapalı epey zaman oldu. O yüzden tam olarak nasıl yaptığımı hatırlayamıyorum. Üst malzemem çok gelmişti ve bisküvi miktarını artırdığımı hatırlıyorum!

Mini krem peynirli kekler

6 adet bisküvi (cantucci kullandım)
50 gr. tereyağ
fiske tarçın
1 limon
1 kaşık mısır nişastası
2 yumurta
100 gr. beyaz şeker
2 kaşık marmelat
1 paket ricotta ya da labne (250 gr.)
1 kutu crem fraiche

Mutfak robotunda bisküvileri kırıntı haline getirin. Yağı eritin. Bisküvi kırıntısına tarçın (cantucci kullanırsanız gerek yok) serpin karıştırın. Yağı ekleyin karıştırın. Muffin kalıplarına kağıt kalıplar yerleştirip birer kaşık bisküvi karışımından paylaştırın. Kaşıkla iyice bastırın. 15 dakika buzdolabında bekletin.
Fırınınızı 175 dereceye ayarlayıp ısıtın. Limonun kabuğunu rendeleyin ve yarım limonun suyunu sıkın. Sıktığınız limon suyunda nişastayı eritin. Bir kapta şekerle yumurtaları çırpın. Nişastayı, limon rendesini, 2 kaşık marmelatı (kayısı kullandım) şekere ekleyip karıştırın. Ricottayı, creme fraicheyi ilave edip karıştırın. Buzdolabından muffin kalıbını çıkarıp karışımı paylaştırın. Fırının orta ızgarasında 30 dakika pişirin. Soğuduktan sonra buzdolabına kaldırın.

Perşembe, Kasım 01, 2007

Harira

Birazda tuzlu bir yemeğe yer vermek istedim bugün. Harira Faslıların sahurda tercih ettikleri çorba. Nohutla yapıldığı gibi mercimekle de yapılıyormuş. Elime geçen tarifler birbirinden farklı malzemelerle yapılmış. Ben "Marokkaanse Keuken" adlı kitaptan bizim damak zevkimize en uygun olan tarifi seçtim. Tarifi aşağıya olduğu gibi yazıyorum. Fakat ben bu ölçülere sadık kalmadım. Et suyu yerine su, 800 gr. konserve domates yerine iki adet taze domates kullandım. Nohutu da göz kararı kullandım. Pişmeden evvel çorbaya biraz erişte ilave ettim.

500 gr. kuzu pirzola (kemiklerinden ayrılmış)
2 kaşık zeytin yağı
2 küçük soğan
2 diş sarmısak
1 ç.k. kimyon
2 ç.k. kırmızı biber
1 defne yaprağı
3 kaşık taze kişniş (kullanmadım)
2 kaşık salça
1 lt. et suyu
800 gr. konserve domates
850 gr. haşlanmış nohut
3 kaşık maydanoz

Eti küçük küçük doğrayın. Tencereye yağı koyun. Soğanı ve sarmısağı hafifçe kavurun. Eti ilave edip kavurmaya devam edin. Kimyon, defne yaprağı ve biberi ilave edin. Bir iki dakika sonra domates püresini ekleyin. Karıştırıp iki dakika sonra et suyunu ekleyip pişmeye bırakın.

Nohutu, konserve domatesi, maydanozu ilave ettikten sonra kısık ateşte pişirmeye devam edin. Tuz, pulbiber ekleyip ocaktan alın ve kişniş yaprakarı ile servis edin.

Salı, Ekim 30, 2007

Doğum Günü Pastası


Kek için:
175 gr. tereyağ
175 gr. esmer şeker
4 yumurta (çırpılmış)
200 gr. kekun
1 kaşık kakao
50 gr. bitter çikolata (eritilmiş)

(Düşünüyorum şimdi ara kremasını nasıl yapmıştım! Benim ara kremalar uyduruk olur genelde. 200 ml. kremayı karıştıra karıştıra kaynatıp çikolata ekledim. Ve çikolatalar eriyinceye kadar karıştırdım. Ocaktan aldıktan sonra 5 dakika sürekli çırptım. Ilınınca krema sertleştirici ve 3 kaşık kadar krem peynir ekledim ve buzdolabında beklettim.)

Kek yapmadan bir gün önce süslemeyi hazırlamak gerekiyor. Özellikle gül ve yaprakları yapmadan önce damla sakızı ile yoğurup 24 saat dinlendirmek lazım.

Kek kalıbınızı yağlayın. Şeker ve yağı çırpın. Yumurtaları ilave edip iyice karıştırın. Ayrı kapta kakao ve unu eleyin ve karışıma ilave edin. Çikolatayı da ekleyin ve karıştırın. Kalıba dökün.
Önceden ısıttığınız 180 derecelik fırında pişirin. Kalıpta 5 dakika dinlendirin. Keki kalıptan çıkarıp ızgarada soğutun. İkiye böldüğünüz kekin ara katına kremadan sürüp üstünü diğer kekle kapatın. Kalan kremayı kekin üzerine yayın.

Süsleme:

500 gr. marzipan
1 kaşık damla sakızı (arabische gom)
Gıda boyaları

Marzipanın 200 gr. kadarını ayırın. Toz damla sakızı ile iyice yoğurup 24 saat dinlendirin. Gıda boyası ile istediğiniz renkleri kullanarak renklendirin. Pembe renk için pancar kullanılabilir. Ben gülleri ve yaprakları keki pişirmeden bir gün önce yapıp buzdolabına kaldırmıştım. Keki kalan marzipanı boyayarak kapladım. Daha sonra güller ve yapraklarla süsledim. Pasta ekipmanım yok henüz. Gül yapımına alet gerekmiyor fakat yapraklar için alet şart gibi. Olmazsa olmaz mı?
Olur olur. Hamur ruletiniz varsa hani şu ucu tırtıklılardan onunla da olur. İstediğiniz gibi yapın, pasta sizin!

Ben bu pastayı yaparken özellikle gülleri çalışırken çok zevk aldım. Zevkten ▀ oldum diyebilirim ♪


Perşembe, Ekim 18, 2007

Marzipanlı Denemeler


Kızımın doğum gününden sonra yurdumda üzücü olaylar meydana gelmiş ve bu yazımı yayımlamak hiç içimden gelmemişti. Şehitlerimize Allah'tan rahmet ve yakınlarına sabırlar diliyorum.


İlk olarak marzipan hamurundan gülleri çalışmıştım. Sıra pasta üzerinde süsleme olarak çalışmaya geldi.
Pasta kekini ve gülleri bir gün önceden yaptım. Aksi halde bir güne sığdırmam imkansizdı. Keke bir kaşık kadar arrowroot ilave ettim. Arrowroot (pijlwortel poeder) Türkiye'de dua çiçeği olarak biliniyormuş. Bitki hakkında bu siteden bulduğum bilgileri aşağıya kopyaladım.

Wikipedia
Bitkiler


Ararot


Yöresel Adı : Ararot ağacı, ararot kamışı
Latince Adı : Maranta arundinacea
150 cm boylarında çok dallı ve çok yıllık, otsu-çalımsı bir kamış türüdur. Geniş ve oval yaprakları; kısa saplı, beyaz çiçekleri vardır. İğ biçimli yumruları için kültürü yapılırken bitki bugün oldukça azalmıştır.
1 8 yy da beslenmede yer almaya başlamıştır.
Uzun yıllar çocuk maması yapımında kullanılmıştır.
Ararot, bitkinin yumru köksaplarından elde edilen bir toz, bir tür nişastadır. Nişastanın en ince türüdür. (Nişasta un haline getirilmiş maddenin su ile karıştırılıp, demlenmeye bırakılması, zaman içinde üstteki sulu kısmın alınıp dipte kalan unun kurutulmasıyla elde edilen tozsu beyaz maddedir.)
Sürüngen köksaplarıyla toprak altında nişasta depolamayı tamamlayan, en az altı ayını dolduran, tercihen bir yaşını geçmiş bitki topraktan sökülür. Bu kök üzerinde 48 saat içinde işlem yapılır, yoksa bozulur, işe yaramaz hale gelir.
Yetiştiği Yerler : Bitkinin anayurdunun Guyana ve Brezilya'nın batı yakası olduğu düşünülür. Batı Hint adalarında, Asya'nın güneydoğusunda, Avustralya ve Güney Amerika'da, özellikle Antillerde, Batı Afrika'da, Bengal, Filipinler, Natal gibi ülkelerde sıcak ve nemli bölgelerde görülür.
Kullanım Yerleri : Kökleri
Kullanım Yeri ve Şekli :
* Acısı çıksın ve kolay soyulsun diye kök, sıcak suya konur, kabuğu soyulur, suda rendelenir, güneşte kurumaya bırakılır, su çekince geriye kalan toz birkaç kez daha yıkanır ve ararot haline gelir.
* Diğer rıişasta türlerine göre daha ince taneli olan ararot, muhallebi, jöle yapımında, çorba, sos, puding ve tatlıları koyulaştırmada kullanılır. İnce taneli ulduğu için daha düşük ısıda ve daha kısa sürede pişer.
* Pirinçle, patatesle, mısırla birlikte kullanılır.
* Maranta arundinacea bitkisi dışındaki başka kimi bitkilerden elde edilen nişastalar da ararot diye işlem görürse de, bunlar gerçek ararot değerinde değildir.
* Ararot hastalık sırasında halsizleşen hastalara iyileşme dönemlerinde pelte yapımında kullanılır.
* Çok düşük miktarda protein dışında herhangi bir vitamin barındırmayan ararot diyetler için biçilmiş kaftandır.
* Zehirli böcek sokmalarına ve ısırıklarına da iyi geldiği belirtilmektedir.
* Nişastası alınan köklerden kalan posa, hayvan yemi olarak kullanılır.
Uyarı : Fazla alınması uyku getirebilir!

Pastamızın tarifini daha sonra yayımlayacağım bugünlük bu kadar...

Salı, Ekim 16, 2007

Işgınlı Tart 2


Mayıs ayında yaptığım ışgınlı tartı ancak bugüne yayımlayabildim. Piyasada ışgın kaldı mı acaba bilemiyorum ama geçen ay organik ürünler satan bir yerde görmüştüm. Ablam çok sevmişti ışgını.

Hamuru:
300 gr. un
180 gr. tereyağı
150 gr. esmer şeker (beyaz şeker kullandım)
1 çırpılmış yumurta
Limon kabuğu rendesi
Bir fiske tuz

İç:
2 adet ışgın
1 elma
Bir avuç üzüm
60 gr. şeker

Un, yağ, şeker, yumurtanın yarısı, limon kabuğu rendesi ve tuzu bir kapta yoğurun. Hamuru poşete koyup buzdolabına kaldırın.
Işgınları ve elmayı doğrayın. Üzüm ve şekeri katıp karıştırın. Fırını 180 dereceye getirin.
Hamuru buzdolabından alın ve kalıbınıza (24 cm.) yerleştirin (hamurdan biraz üzeri için ayırın). İç malzemesini hamurun üzerine yayın. Kalan hamurdan şeritler yaparak ya da kalıplarla keserek ışgınlı karışımın üzerine yerleştirin. Üzerlerine yumurta sürüp fırında pişirin.

Pazartesi, Ekim 08, 2007

Leblebili hurmalı bonbon


Leblebi ile üzümün birbirine yakıştığını sanırım bilmeyen yoktur. Ben de bu fikirden yola çıkarak leblebi ile üzümü çikolata ile tanıştırmaya karar vermiştim. Ancak evdeki hesap çarşıyı tutmadı. Bizim bakkalda (dolapta) üzüm var sanıyordum ne zaman tüketilmiş hiç farketmemişim. İşe kalkıştık bir kere. Yapılacak bu bonbon. Üzüm olmazsa başka biriyle tanıştırırız. Bakkalda kabuğu soyulmuş yumuşacık hurmalar buldum. Artık hurma ile leblebi arkadaş olacaklar çare yok. Biraz beyaz, çoğunluk olarak bitter çikolataları erittim, ılınmaya bıraktım. Hurmaları incecik doğrayıp kakule serptim. Başka ne yapmıştım hatırlamıyorum çok oldu bu tarifi yapalı. Kalpli plastik buz kalıbına biraz çikolata döktüm. İkişer tane leblebi yerleştirdim. Hurmaları yerleştirdim. Tekrar çikolata döktüm. Yaprak bademlerden üzerlerine dökerek elimle bastırdım. Buzdolabına yerleştirdim. Donduktan sonra kalıptan çıkardım.

Salı, Ekim 02, 2007

Peyniraltı suyu ile kılçıksız buğdaydan ekmek

Daha önceki yaptığım ekmeğin fotoğrafı.

Peynir altı suyundan mı yoksa undan mı kaynaklı bilmiyorum bu ekmeğim uzun süre dayandı.

Buğday, insan yaşamını ekonomik ve kültürel olarak etkilerken, insan da buğdayın evrimini etkilemiştir. İlk tarım köylerinde ekilen iki çeşit buğday vardı: Siyez (Triticum monococcum) ve gernik (Triticum dicoccum). Bunlar, yabani atalarına göre biraz daha iri taneli ama yine yabaniler gibi kavuzlu (taneyi sıkıca saran örtü) ve başağı taşıyan sapları yarı kırılgan yapıda türlerdi. Daha sonraki dönemlerde ise iri taneli, uzun boylu ve kavuzsuz, bu nedenle işlemesi çok daha kolay iki tür ortaya çıktı: Makarnalık buğday (Triticum durum) ve ekmeklik buğday (Triticum aestivum).
Buğdayın geçirdiği bu genetik ve fiziksel değişiklikler, insanların kendi işlerine yarayan özellikteki buğdayları seçerek bir sonraki yıl ekmek üzere ayırmaları ile başlayıp zaman içinde birikerek oluşan seçilim baskısının sonucudur. Bugün tüm dünyada ekimi yaygın olarak yapılan yalnız bu iki türdür. Türkiye’nin bazı yüksek bölgelerinde ise çok kısıtlı miktarda da olsa, çoğunlukla hayvan yemi olarak siyez ve gernik tarımına rastlanmaktadır. Dünyanın başka bölgelerinde de yöresel iklim ve toprak koşullarına uygun, kısıtlı miktarda üretimi yapılan başka buğday türleri ya da alttürleri mevcuttur. Ayrıca, Avrupa’daki spelt buğdayı gibi (Triticum spelta) geçmişte çok yaygın olarak ekilirken sonradan makarnalık ve ekmeklik buğdaylar ile yeri değiştirilen ve kaybolan buğday türleri de vardır. Yazının tamamı
burada.


Kızılca/Kılçıksız/Kaplıca Buğdayı

http://www.lentzspelt.com/spelthealthy.html

Wikipedia


Peynir

4 dl tam yağlı süt,1 dl yoğurt
tuz, 2 çay kaşığı limon suyu

Sütü tencereye koyup kaynamaya bırakın. Yoğurdu tuz ve limonla karıştırın. Süt kaynayınca yoğurtlu karışımı katın. Süt kesilince fazla karıştırmayın. 7-10 dakika kaynatın. Temiz bir tülbentten süzün. Süzdürdüğünüz suyu dökmeyin. Ekmek yapımında ya da başka şekilde değerlendirilebilir.


Ekmek
225 gr. kılçıksız buğday unu (spelt)
250gr. kepekli un
1 kaşık şeker
tuz
2,5 çay kaşığı instant maya
2 kaşık ayçiçek yağı
aldığı kadar peynir altı suyu
Keten tohumu, haşhaş, susam

Unları, tuzu, şekeri, mayayı bir kapta karıştırın. Yağı ve yettiği kadar ılık peynir altı suyunu ilave ederek ele yapışmayan bir hamur yoğurun. Hamuru beş dakika kadar yoğurmaya devam edin. Üzerini örterek iki katı olana kadar mayalandırın. Tekrar hamuru bir iki yoğurup pişireceğiniz kabı yağlayıp üzerine koyun 20 dakika daha bekletin. Hamur iki katına çıkmışsa üzerini elinizle ıslatıp keten tohumu, haşhaş, susam serpin. Önceden ısıttığınız 200 derecelik fırında kızarıncaya kadar pişirin.

Ben hamuru dökme tencereye yerleştirip fırında pişirdim.


Perşembe, Eylül 27, 2007

Kabak Çorbası


Oğlum çok yemek seçer. Peyniri tost harici asla ağzına almaz. Çorbayı içerken sordu bu ne çorbası diye. Ben de sütlü çorba dedim. "Hmm...Güzel olmuş, hiç tadı yok" dedi!

Tadı yok=Sade=Nötr=Oğlumun damak zevkine hitab eden tat

Onu bunu katıp karıştırmadığım ve fazla baharat çeşidi kullanmadığım, sade bir çorba olduğu için sanırım hiç tadı yok dedi!

1 kabak
1 soğan
1 diş sarmısak
1 y.k. sıvı yağ
1 y.k tereyağ
2 büyük patates
tuz, karabiber
et suyu (su kullandım)
3 kaşık kadar krem peynir

Soğanı küp küp doğrayın, yağları eritin soğanları hafif pembeleşinceye kadar kavurun. Küp küp doğranmış kabak ve patatesleri ilave edip birkaç dakika daha kavurun. Su ya da et suyunu ilave edin kaynamaya bırakın. Tuzu ve baharatlarını ekleyin. Pişince ocaktan alın krem peynir ekleyin ve el mikseri ile püre haline getirin.

Ben ikinci kez yapışımda havuç ve maydanoz sapları ilave etmiştim o da güzel oldu.

Cuma, Eylül 21, 2007

Portakallı Çikolatalı Muffin


1 portakal kabuğu rendesi
250 gr. un
1 paket kabartma tozu
125 gr. şeker
2 yumurta
250 ml. süt
125 gr. eritilmiş tereyağ
100 gr. iri kıyılmış çikolata parçaları

  • Fırını 210 dereceye ayarlayalım.
  • Unu, kabartma tozunu, ve şekeri karıştıralım.
  • Başka bir kapta yumurtaları, sütü ve yağı çırpıp unlu karışıma ekleyelim.
  • Portakal kabuklarını ve çikolata parçalarını da ilave edip karıştıralım (fazla karıştırmayın, kek lastik gibi olur).
  • Karışımın dörtte üçünü kağıt muffin kalıplarına dökelim.
  • Muffinleri fırına yerleştirdikten 5 dakika sonra fırının ayarını 180 dereceye indirelim.
  • Piştiğine emin olduğunuzda fırından çıkaralım.
Kaynak: Elle dergisi

Çarşamba, Eylül 19, 2007

Tohum Çimlendirme



Bundan bir yıl kadar önce sevgili Fethiye maş fasülyesini çimlendirmişti. Ben tere ve roka filizini ferahlık verdiği için çok seviyorum. Bir gün mutlaka evde kendim yapacağım bu çimlendirme işini diyeli bir yıldan fazla olmuş! En sonunda tohumları biyolojik ürünler satan bir markette bulabildim. Daha sonra Özgül ablanın da sitesinde görünce iştaha geldim ve başarıyla sonuçlanınca çok sevindim. Yazın yeğenimi sivrisineklerden korumak için pencerelere taktığımız plastik sineklikten artan tül parçalarını atmamıştım. Tohum paketinin üzerinde gerekli olan malzemelerin içinde plastik sineklik yazdığını görünce gülümsedim. Böyle bir amaç için kullanacağım aklımın köşesinden bile geçmezdi. Temizlik açısından aslında bu iş için tülbentten daha uygun malzeme bence.

Çimlenmiş tohumları ekmek arasında, salatalarda, süsleme olarak, soslarda, omlet veya pankeklerde kullanabilirsiniz.

Ne lazım?

Büyükçe bir cam kavanoz (ben salata kasesini kullandım), lastik, tül ya da tülbent bir de çimlendirmek istediğiniz tohum. Tohumlarınızın taneleri çok küçükse sık dokunmuş tül tercih etmek lazım.
Bir yemek kaşığı tohumdan epey çıkıyor. Tohumlar çimlendikten sonra fazla bekletmeyin. Mümkünse iki gün içinde tüketin. Ben içinde yonca, mercimek, çemenotu ve çin turp'u bulunan paketten satın almıştım.

Kaseye 1 kaşık tohum koyup üzerine bol su doldurun. Tülü üzerine örtüp lastiği geçirin. Karanlık bir yere yerleştirin (dolap içi olabilir) ki kendilerini toprak altında sansınlar. Altı saat sonra suyu döküp durulayın. Bir başka kabın üstüne ters çevirin tekrar karanlık bir yere kaldırın. Günde iki defa su doldurup çalkalayın. Suyunu süzdürün. Tohumların çeşidine göre çimlenme süresi 3 ile 5 gün arasında değişiklik gösterebilir. En son gün tohumları gün ışığına çıkarıp aynı işlemi yapın. Son gün tohumlar gün ışığını görünce uyanma zamanı gelmiş artık diyerek canlanırlar. Işığa kavuşmanın sevinciyle allanıp pullanırlar. Ertesi gün yeşermiş filizleri artık kullanma zamanı gelmiştir.

Cumartesi, Eylül 15, 2007

Elizi: Keçe Sanatı

Elizi: Keçe Sanatı

Ramazan ayının ilk günü keçe ile takı vesaire gösterisi izlemeye gittim.devamı>>>

Yorumsuz!

Çarşamba, Eylül 12, 2007

Dökme Tencere Ve Ekmek Pişirmek

Dökme tencerede kızartma ve ekmek daha güzel oluyormuş diye duymuştum. Ne zamandan beri bir dökme tencere almak istiyordum. Geçenlerde aldım fakat kullanım kılavuzu yoktu yanında. İnternette araştırma yaptım ve aşağıda yazdığım bilgilere eriştim. Tencere çok ağır benim bileklerim bu tencereyi kaldırmaya hiç müsait değiller! Ne kadar kullanabileceğim bilemiyorum. Fakat ilk olarak ekmek pişirdim ve harika oldu.

Dökme tencere ilk alındığında daha iyi sonuçlar elde edilebilmesi için bazı işlemlerden geçmeli. Tencereler mağazalarda paslanmaması için koruma maddesi ile kaplanıyormuş. İlk önce bu maddenin giderilmesi gerekiyor. Bir sünger ve bulaşık deterjanı ile tencereyi yıkayın ve kurulayın. Fırını 150 dereceye ayarlayın. Izgarasına alüminyum folyo serin. Tencereyi içi aşağıya gelecek şekilde fırına yerleştirin (kapağı varsa onu da yanına koyabilirsiniz). Yarım saat bekletin. Tencereyi çevirip onbeş dakika daha bekletin. Fırından çıkarıp kurulayın. Tencerenin içini ve dışını hindistancevizi yağıyla yağlayın. Yağlı bir et parçası ile de yapılabileceği yazıyor fakat kokusu pek hoş olmayabilir. Diğer sıvı yağlar da kullanılabilirmiş fakat en iyi gözenek kapatıcı olarak yine hindistancevizi yağı öneriliyor.
Tencereyi kağıtla silip tekrar yağlayın ve tekrar fırına koyup bir saat pişirin. Fırını kapatıp tencereyi içinde soğumaya bırakın. Tencere artık kullanıma hazırdır.

Püf noktaları

Tencereyi birden bire yüksek ısıya tabi tutmayın. Yavaş yavaş ısınmasını ve yavaş yavaş soğumasını sağlayın.
Kullanmadan önce hindistancevizi ile yağlayıp silin daha sonra hangi yağı kullanacaksanız onunla yemeğinizi pişirin.
Kullanım sonrası tencerenin içinde yemek bekletmeyin.
Tencereyi kullandıktan sonra hemen sıcak suyla yıkayın ve kurulayın. Daha sonra yağlayıp kaldırın.
Tencereyi kısık ateşte ocakta da kurutabilirsiniz.
Bulaşık makinasında yıkamayın.
Eğer tencereyi uzun süre kullanmayacaksanız kapağını aralıklı bırakın.

Artık ekmeğimin tarifini vermeye geldi sıra. Bu ekmeği içinde taze otlar kullandığım için oğlumun yemeyeceğini düşünmüştüm. Ekmeği gece geç bir vakitte pişirmeme rağmen oğlum yarısını yedi ve; "anne bu ekmek italyan pizzası gibi kokuyor" dedi.


Otlu Ekmek

4 fincan (4x220 ml) un (kepekli kullandım)
1 kaşık instant maya
1 kaşık tuz
bir kase taze adaçayı, biberiye ve kekik karışımı (doğranmış)
3 kaşık zeytinyağı
400 ml su
  1. Un, maya ve otları karıştırın. Su, ve yağı una ilave edin. Karışımı elastik bir kıvam elde edene kadar yoğurun. Ben mikserle 5-6 dakika yoğurdum.
  2. Yağladığınız bir tepsiye hamuru yerleştirin ve üzerini kapatın. Hamur iki katına çıkıncaya kadar bekletin. Hamuru elinizle alt-üst edip pişireceğiniz kaba yerleştirin. Ben içine yağlı kağıt koyduğum dökme tencereye yerleştirdim. Bir iki damla zeytinyağı ile üzerini yağlayın ve yarım saat daha dinlendirin. İsterseniz üzerine deniz tuzu ve biber serpebilirsiniz.
  3. Fırınınızı 200 deceye ayarlayın ve ekmeğinizi 30 dakika ya da iyice kızarana kadar pişirin.

Perşembe, Eylül 06, 2007

Sıradaki Tarifler

Arşivde bekleyen tarifler. Bazılarını nasıl yapmıştım iyice düşünmem lazım! Bazı denemelerimin de fotoğraflarını bulamadım! Bu arada mikrodalga fırınım da bozuldu. Onu ne kadar çok kullandığımızı kaybedince anladık! Eşyanın esiri olmuşuz. Hayatımıza nasıl da sessizce giriverdiler. Onsuz birdenbire ne yapacağımızı şaşırdık. Her yok olanın ardından biraz üzülür daha sonra da her zaman olduğu gibi hayatın bize sunduklarına alışır gideriz. Ben bu kez üzülmedim. Kaybettiğim ve yerine bir yenisini koyamayacağım değerler varken bir eşyanın yokluğu beni ne kadar üzebilir, ne kadar yaralayabilir. Bakın fotoğraf makinam olmadan da günlüğümü sürdürebiliyorum. Oğlumun cep telefonu olduğu sürece tabi!

Eşyalar ardı ardına bozulacak yerine yenileri konacak!
Lakin,
Kalbimdeki yaraya senden başkası merhem olmayacak!


















Salı, Eylül 04, 2007

Rezene Salatası

Rezene Salatası

2 portakal
2 kök rezene
2 küçük kırmızı soğan
100 gr. siyah zeytin
tuz, biber
1-2 kaşık limon suyu
2-4 kaşık zeytinyağı

Portakalları soyup ince ince dilimleyin, salata tabağına dizin. Rezeneyi de aynı şekilde dilim dilim doğrayıp dizin. Halka halka kestiğiniz soğanları da rezenelerin üzerine dizin. Tuz, biberi serpin. Son olarak limon suyu ve zeytinyağı gezdirin.

Çarşamba, Ağustos 29, 2007

Davet


Haydi Sanata!

Bugün biraz sanat koklayalım istedim. Gözlerimizi şenlendirmeye, ruhumuzu dinlendirmeye çıkalım mı ne dersiniz. Ben çıkamayacağım ama Ankara'da yaşayanlara güzel bir fırsat.

Sizlere daha önce Sevgi Şenol'dan ve yaptıklarından bahsetmiştim. Sevgi Şenol ve Makbule Özdemir şimdi Ankara'da sergi açıyorlar. Sevgili Ankaralılar yurdumuzun unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarından olan göz nuru oyalarımızı ve Makbule Özdemir'in kişisel resim sergisini görmek istemez misiniz?
1 eylül 2007 -14 eylül 2007 tarihleri arasında halka açık olacak serginin açılış kokteyli 1 eylül saat 18:00 de.

Geniş bilgi için fotoğrafların üzerine tıklayınız.

Pazartesi, Ağustos 27, 2007

Kandil Simidi

Beraat Kandilimiz Mübarek Olsun.


1 paket margarin
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı yoğurt
½ çay bardağı şeker
1 yumurta sarısı (akı üzeri için)
1 tatlı k. kabartma tozu
biraz tuz, aldığı kadar un
susam

Un ile yağ birbirine iyice yedirilir. Diğer malzemelerin hepsi karıştırılıp yumuşak bir hamur elde edinceye kadar yoğrulur. Hamurdan parçalar koparıp simit şekli verilir. Simit önce yumurta akına, sonra susama batırılıp (yağlanmış ya da yağlı kağıt üzerine) tepsiye dizilir. Fırında pişirilir.

Daha önce verdiğim bir tarif. Kandil nedeniyle tekrar yayımladım.

Pazartesi, Ağustos 20, 2007

Zeytin (marine) ve Peynirli ekmek dilimi

Zeytinleri marine etmek için sevgili Dilek'in limon turşusuna ihtiyacımız var.

Yarım limon (turşu)
Yarım çay kaşığı havanda ezilmiş kırmızı şili biberi
2 kaşık ince doğranmış taze kişniş (kullanmadım)
2 kaşık doğranmış maydanoz
2 diş ince kıyılmış sarmısak
2 kaşık limon suyu
1.25 dl zeytin yağı (ayçiçek kullandım)
500 gr. salamura zeytin

Limon turşusunu yıkayıp içini çıkarın (içini saklayın daha sonra tavuk marinede kullanabilirsiniz). Kabukları kağıt havlu ile kurulayın. Kabukları ince ince doğrayın. Zeytinler hariç tüm malzemeyi karıştırın. Zeytinleri yıkayın ve bir kapta hazırladığınız sos ile karıştırın. Temiz kavanoza doldurun.

Kaynak: Marokkaanse Keuken

Sürme Peynir

25 gr. dövülmüş ceviz
125 gr. roquefort ya da herhangi bir küflü peynir çeşidi (yağlı olanlar daha iyi)
1 kaşık zeytin yağı
yarım çay kaşığı hardal
bir kaç damla balsamik sirke (olmasada olur)
1 kaşık pulbiber (ben beyaz biber de kullandım)

Tüm malzemeyi karıştırın. Ekmek dilimlerine sürün. Roka ya da fesleğenle süsleyin.
Saklamak için kavanoza doldurup üzerine sıvıyağ dökün ve buzdolabına kaldırın.

Kaynak: Braun


Cumartesi, Ağustos 18, 2007

Kahvealtı


Hayata, yeni güne, her sabah yeniden ...
(Cümleyi gönlünüze göre tamamlayın!)

Arşivden kahvaltı seçenekleri ile ilgili fotoğraflar buldum. Bunlardan bazılarının tarifini yayımlamamışım. Bazılarının da fotoğrafını çekmemişim. Gerçi yazmaya değer değişik şeyler değiller ama olsun yine de ben hatırlarlatma olsun diye yazayım.

Kremalı fırında yumurta

20 gr. bieslook (incecik taze soğan dalları)
15 gr. reyhan ya da fesleğen
8 kaşık sıvı krema
4 yumurta
4 kaşık rendelenmiş kaşar
(4 adet sufle kabı)

Fırını 175 dereceye ayarlayın. Soğanları, fesleğenleri incecik doğrayın. Sufle kaplarına birer kaşık krema dökün. Soğan+fesleğen karışımının yarısını kaplara paylaştırın. Tuz, biber serpin. Her kaba birer yumurta kırın. Her yumurtanın üzerine birer kaşık krema dökün. Kalan soğan+fesleğen karışımını paylaştırın. Üzerlerine kaşarı tuzu, biberi serpin. Fırın tepsisine sufle kaplarının yarısına gelecek kadar su doldurun. 15 dakika pişirip hemen servis edin.

Kaynak: AH

Torta

3 yumurta
yarım çay bardağı un
yarım çay bardağı yoğurt
2,5 bardak süt
3 kaşık tereyağı
tuz, karabiber, pulbiber, kırmızı biber

Çukur bir tencerede yumurtaları çırpın. Yoğurt, un ve sütü azar azar pürüzsüz bir karışım olacak şekilde karıştırın. Ocakta karıştıra karıştıra pişirin. Kaynadıktan sonra un kokusu iyice gidene kadar arada bir karıştırarak bir kaç dakika daha pişirmeye devam edin. Ocaktan almaya yakın tuzunu ilave edin. Ayrı bir tavada yağı eritin. Servis tabağına tortayı dökün. Tereyağıı üzerine gezdirin ve baharatları serperek hemen servis edin.

Kırmızı Mercimekli Ekmek Dilimi

100 gr. kırmızı mercimek

2 yumurta
3 kaşık mayonez
1 kaşık doğranmış maydanoz
1 defne yaprağı
2 kaşık hardal ve baharatlar

Mercimeği defne yaprağı ile birlikte kaynatın ve defne yaprağını çıkarın(ben az miktarda su ile haşlayıp suyunu çekene kadar pişirdim, süzmeden kullandım). Yumurtaları haşlayın. Mercimeği süzüp soğumasını bekleyin. Bütün malzemeyi robotta püre haline getirin. Ekmek dilimlerine sürün.

Tarif bu siteden alınmıştır.


Çilekli Peksimet

Bir kabın içine iki kaşık tereyağı ve bir paket vanilya şekerini koyup karıştırın. Yağı peksimetlerin (etimek) üzerine sürün. Dilimlenmiş çilekleri yağın üzerine dizin. Çileklerin üzerine iki kaşık ricotta ya da krem peynir koyun. Reçel ya da şekerli anason tohumları ile süsleyin. Çikolata parçaları da yakışır.

Kaynak: AH

Sebzeli börek

1 yufka
yarım kabak, 1 havuç, 1 soğan, 1 kuşkonmaz, 2 domates, 50 gr. lor, iki kaşık sıvı yağ, birkaç yaprak fesleğen, ve süsleme için maydanoz

Soğanı doğrayın. Tavaya sıvı yağ koyup soğanları daha sonra minik küpler halinde doğradığınız kabak, havuç ve kuşkonmazı birlikte kavurun. Ocaktan alıp ricotta ya da lor ilave edip karıştırın. Tuz ve baharatlarını ilave edin. Soğumaya bırakın. Yufkayı yağlayıp sebzeli karışımı üzerine yayın ve rulo şeklinde sarın. Dilimler halinde kesip yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye dikine dizin. 20 dakika tepside dinlendirin. Fırınınızı ısıtıp kızarıncaya kadar pişirin.
Domatesi rendeleyin. Tuz biber ilave edin. Fesleğenleri doğrayıp ekleyin. Bir kaşık zeytinyağı ilave edip karıştırın. Fırından çıkardığınız böreklerin üzerine domates sosunu gezdirip hemen servis edin.

Müslili Pankek

2 yumurta
50 gr. hazır un (kabartma tozu karışımlı)
50 gr. müsli (ince öğütülmüş)
3 dl. süt
2 kaşık yağ
tuz

Süt hariç bütün malzemeyi karıştırın. Sütü azar azar gerektiği kadar ilave edip mikserle çırpın. Tavayı azıcık yağlayıp karışımdan kepçe ile dökerek her iki tarafını pişirin. Ben kendi yediğim pankeke iri müsli ekledim (içinde üzüm, fındık, badem olanlarından) fena olmadı. İsteğe göre şeker ya da başka bir iç harçla servis edin.


Ankara simidi ve Focaccia

Kahvaltı tabağı 1

Kahvaltı tabağı 2

Perşembe, Haziran 28, 2007

Patates Oturtması


750 gr. patates
2 soğan
2 domates
yarım demet maydanoz
300 gr. kıyma
1 kaşık salça
1 kaşık zeytinyağı
50 gr. kaşar peyniri
30 gr. tereyağ

Su dolu tencerede patatesleri haşlayın. Soğanları zeytinyağında kavurun. Kıymayı ekleyip kavurmaya devam edin. Salçasını, tuzunu, baharatlarını ilave edip biraz daha ateşte tutun. Maydanozu ekleyin ve ocaktan alın.

Domatesleri ve soğanları halka halka doğrayın. Yağlanmış fırın kabına domatesleri ve soğanları dizin. Üzerine kıymayı yayın. Daha sonra patatesleri dizin. Bu işlemi malzeme bitene kadar (en son sıraya patatesler gelecek şekilde) tekrarlayın. Rendelenmiş kaşar peynirini patateslerin üzerine serpin. Tereyağını minik parçalara ayırın ve onu da yerleştirdikten sonra fırına sürün. Üzeri kızarınca servis yapın.

İngilizler bu yemeği patates püresi ile yapıyorlarmış. Domates, soğanlar ve kıymadan sonra üzerine patates püresi kullanılıyormuş. Hatta kaşar peyniri yerine susam da serpilebilirmiş. Bu geleneksel yemeğin adı da " Shepherd's Pie" imiş!

Kahvaltılık


Baget ekmekler (yarı pişmiş) üzerine domates, taze soğan, yeşil biber, taze fesleğen, mozarella, baharatlar ve çedar peynirlerini dizip fırında pişirdim. Kiraz domatesleri ikiye kesip kürdan batırdım. Sırasıyla, domates+fesleğen+mozarella+fesleğen+domates dizerek servis tabağını süsledim.

Pazartesi, Haziran 18, 2007

Bademli Lokum


Tarif Sahrap Soysal'dan. Asıl adı "Fındıklı Lokum". Evde fındık çok az kaldığı için badem ile denedim ve pekmez+tahin miktarını iki katına çıkardım. Tahin+pekmez karışımını seviyorsanız denemenizi tavsiye ederim, pişman olmayacaksınız!
Fotoğrafı oğlumun cep telefonu ile çektik. Artık bir süre böyle idare edeceğiz.

Malzemeler
  • 250 gr. eritilmiş margarin (tereyağı kullandım)
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kab. tozu
  • 8 bardak un (ben azar azar aldığı kadar kullandım)
  • 1 çay kaşığı dövülmüş karanfil
  • 1 yumurta akı
İçi için;
  • 2 su bardağı kıyılmış fındık
  • 2 tatlı kaşığı tarçın
  • 2 tatlı kaşığı pekmez
  • 2 tatlı kaşığı tahin
  • 1 su bardağı şeker
Margarini/tereyağını eritin. Ilık süt, vanilya, kab.tozu, un ve çok ince dövülmüş karanfilleri ekleyip sert bir hamur yapın (ilk denememde sert hamur yapıp açmakta çok zorlanmıştım, bu kez daha yumuşak yaptım ve hiç bir sorunla karşılaşmadım!). Hamuru en az 20 dakika dinlendirin. Tarçın, tahin ve pekmezi karıştırın. Şeker ve fındıkları karıştırın ve 3 kaşık kadarını üzeri için ayırın.

Hamuru 4 eşit parçaya bölün (ben daha fazla parçaya böldüm). Her parçayı unlamadan tezgahın üzerine dikdörtgen şeklinde açın. Hazırlanan içten hamurun üzerine sürün. Hamuru rulo yapıp, 2 parmak genişliğinde kestikten sonra, üzerlerine yumurta akı sürüp, ayırdığınız fındığı serpiştirin.

Tepsiyi yağlamadan lokumları dizin. 175 derecelik fırında 20 dakika pembeleşinceye kadar pişirin.

....................♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ........................

Yeğenimle pasta kurabiye çalışmalarına devam ediyoruz. Yanımdan bir saniye bile ayrılmak, yapım aşamalarını kaçırmak istemiyor. Mutfak tezgahına oturup beni izlemek istiyor. Mutfağım çok küçük olduğu için bazen; Hayır! olmaz, ayağımın altında dolaşma lütfen diyorum. Yeğenim ise her defasında beni harika cevaplarıyla yumuşatmayı başarıyor. " Ama orası ayağının altı değil ki!"

Bugünlerde çok yoğunum. Ablamların gitmesine çok az kaldı. Sizleri ziyaret edemiyorum, en kısa zamanda uğrayacağım. Günlüğüme uğrayıp tebessümlerini bırakanlara, mesaj bırakan ve bırakamayanlara sevgilerimi sunuyor güzel bir hafta diliyorum. Sağlıcakla kalın.

Çarşamba, Haziran 06, 2007

Kırmızı Pancarlı Kekten Çikolatalı Toplar



FOTOĞRAF MAKİNAM BOZULDU!

Herşey üstüste geldi. Ardı ardına bozuldu aletler. İlk önce otomobil, önceki gün televizyon, dün de fotoğraf makinam bozuldu. Bana kalırsa TV'nin hiç acelesi yok. Acilen fotoğraf makinasi almak lazım! Sırada fırın var. Bulaşık makinasi ve buzdolabı da gitti gidiyor!
Artık ne zaman bir makina elde edebilirim bilemiyorum. Fotoğrafsız tarif yazmakta pek hoşuma gitmiyor.


225 gr. haşlanmış rendelenmiş pancar (suyunu saklayın)
115 gr. yumuşamış tereyağı
425 gr. esmer şeker
3 yumurta
1 kaşık vanilya aroması
75 gr. sütlü eritilmiş çikolata
225 gr. un
2 kaşık kabartma tozu
100 ml. ayran
fiske tuz
  1. Fırını 180 dereceye ayarlayıp ısıtın. Kek kalıbını yağlayıp kenarlarına ve tabanına kakao serpin.
  2. Yağı, şekeri, yumurtayı ve vanilyayı mikserle çırpın.
  3. Mikserin ayarını düşürüp çikolatayı ilave edin.
  4. Unu, kabartma tozunu, tuzu bir kaba eleyin.
  5. Unu karışıma ekleyin.
  6. Yavaş yavaş ayranı ekleyin.
  7. Pancarları ve (gerektiği kadar) suyunu ilave edip 1 dakika daha mikserle çırpın.
  8. Fırında 35 dakika (batırdığınız kürdan temiz çıkana kadar) pişirin.
Kek soğuduktan sonra (kıvamını sağlamak için birkaç kaşık süt ilave edilebilir) elinizde minik toplar yapıp eritilmiş çikolataya batırın. Üzerlerine renkli süslemeler serpiştirin.


Çarşamba, Mayıs 30, 2007

Çaylı Kek


125 gr. tereyağı
2,5 dl. sıcak demli çay
2 yumurta
300 gr. şeker
375 gr. un
1 kaşık kab.tozu
3 kaşık kakao

  1. Yağı sıcak çayın içinde eritin.
  2. Bir kapta, yumurta ve şekeri çırpın.
  3. Unu ekleyin. Kakao ve çaylı karışımı da ekleyerek karıştırın.
  4. Karışımı yağlanmış kek kalıplarına dökün.
  5. Isıttığınız 200 derecelik fırında ~50 dakika pişirin
*Servis etmeden önce pudra şekeri serpilebilir.

Pazar, Mayıs 20, 2007

Doğum Günün Kutlu Olsun


Sadık'ın doğum günü pastası



Bu kurabiyeleri yapmak için aşağıdaki malzemelerin dışında bir de yeğen parmaklarınaKurabiye ihtiyacımız var. Türkiye'den bizi ziyarete gelen yeğenimle birlikte yaptık. Dışarıdan eve gelen yeğenim: "teyze iyi ki ben gelince başlamışşsın kurabiye yapmaya, yoksa başaramazdın değil mi?" diyerek yükümü hafifletti. Kafamıza göre şekiller çıkardık.

Bugün Sadık'ın doğum günü. Doğum günü pastamızı süslerken yaptığımız kurabiyelerden gülü pastanın ortasına koyalım mı diye Sadık'a sordum. Sadık'ın cevabı; "teyze laleyi yerleştirelim çünkü o Türkiye'nin çiçeği" oldu. Anlaşılan yeğen Türkiyeyi özlemiş!


Dünya Çocukları Kurabiyesi

Malzemeler:

105 gr. tereyağ
Yarım su bardağı pudra şekeri (fazla olabilir)
1 yumurta
Yarım paket vanilya şekeri
Aldığı kadar un (2 su bardağı kadar)
1 kaşık kakao
Yarım çay kaşığı gıda boyası
Yarım kahve fincanı sıvı krema

Bir kaba yumurta, pudra şekeri, krema, vanilya, ve oda sıcaklığında yumuşamış tereyağını karıştırın. Unu ilave edin. Yoğurduğunuz hamuru üç eşit parçaya bölün. Bir parçasını kakao ile diğerini azıcık su ile ıslattığınız boya ile karıştırarak iyice yoğurun. Merdane ile hamurları açıp şekiller verin. Yağlanmış fırın tepsisinde pembeleşinceye kadar pişirin.

Tarif; Yemek Zevki, Nisan 2001

İncirli Kurabiye


Malzemeler:

250 gr. margarin
2 k. sıvı yağ
1 yumurta
5 çorba kaşığı pudra şekeri
3 çorba kaşığı süt
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 çay kaşığı sirke
Aldığı kadar un
İç malzeme: Kuru incir, tarçın, şeker

  • İncirler minik minik doğranır tarçın ve şekerle karıştırılır bir kenarda bekletilir
  • Yağ, pudra şekeri, süt ve sıvı yağ bir kapta karıştırılır
  • Yumurta, kabartma tozu, sirke, un ilave edililerek hamur yoğrulur
  • Ceviz büyüklüğünde parçalar koparılarak yuvarlak açılır
  • İncirli karışım yuvarlakların ortasına koyularak kapatılır
  • Fırında pişirilerek soğuduktan sonra servis edilir
  • Pudra şekeri serpilerek servis edilir.

Tarifin kime ait olduğunu defterime kaydetmemişim fakat Oktay Usta'dan olma ihtimali çok yüksek.