Salı, Ocak 31, 2006

Sizin için



Yorumlarınız ve desteğinizden dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Duygularımı kelimelerle ifade etmem imkansız. Olayın etkisinden kurtulmak için size bir kaç gün önce; hatta hastayken yaptığım aksesuarı sunmak istedim. Doğal kurutulmuş malzemeler (potpourri)
ve yine doğal malzemelerden yapılmış hazır çiçekler kullandım.

Dikdörtgen plastik kutu, kıyıp atamadığım tuz+biberliğin kutusu. Bunun gibi atamadığım hatta yıllarca sıra bekleyen kutular vardı, çoğunu dayanamayıp attım.



Nasıl yaptığımı öğrenmek isteyenler için kısaca anlatayım. Plastik kutunun yarısını lavanta kokulu potpori ile doldurdum. Yatay olarak tutup potporinin üzerine çiçekleri yerleştirebilmek için biraz boşluk bıraktım. Çiçekleri teker teker düzgünce yerleştirip kalan boşlukları yine potbori ile doldurdum. Kutunun tamamını bu şekilde elimle düzelterek yerleştirdim ve kapağını kapatttım. Çiçeklerin yerleşim düzeni zevkinize kalmış. Yanyana geldiklerinde birbirini boğmaması ve orantılı olmasına dikkat edilmeli. İşte bu kadar basit. Sıkıldığınızda düzeni istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Çünkü yapıştırma veya sabitleme işlemi yapmadık. Kurdele yerine daha şık birşeyler düşünebilirsiniz. Daha önce belirttiğim gibi hasta olduğum bir zamanda yaptım ve üzerinde fazla düşünmedim. Kokunun daha fazla yayılması için kutunun üst kısmına ( zımba) perferator ile delikler açılabilir.

Çarşamba, Ocak 25, 2006

Havlu Kenarları





Sevgili Figen'e bizlerle havlu kenarı modellerini paylaştığı için teşekkür ederim.

Salı, Ocak 24, 2006

Mumlu Batik

Kızımın ilkokulda yaptığı mumlu batik çalışması. Anlattığına göre pek kolay değilmiş. Ben nasıl yapıldığını internetten araştırdım ve aşağıya bir kısmını kopyaladım. Birkaç tane daha yapmıştı ama onların fotoğraflarını çektiğim zaman paylaşırım. Bu gibi el sanatlarını okul dışı aktivite olarak yapmışlardı.

(Tijantik) Mumlu Batik:

Kullanılacak malzemeler:Eritme kabı,kasnak,raptiye,fırça,balmumu,parafin,kumaş boyaları,boya kapları ve kumaşımız.Mumlu batikte ölçü şöyle olmalıdır.Toz boya kullanılıyorsa 1_2 çay kaşığı toz boya,yarım litre su.Fiksasyon için,bir litre suya iki çorba kaşığı beyaz sirke konur.Mum için 100gr. balmumu,100gr.parafin(kırma işlemi yapılacaksa 1/3 balmumu,2/3 parafin olmalıdır.Parafin arttıkça kırılma işlemi fazlalaşır.)

Uygulama için bakınız;

Pazartesi, Ocak 23, 2006

Sohbet masası danteli


Münevver ablamın hoş tanımı ile uzun süredir kullandığım "sohbet masası" dantelim. İpim yetmediği için kenar yapmadım. (biraz da bahane... iyi ki ip bitmiş, yapmak isteseydim ne yapar eder ip bulur örerdim!)

Pazar, Ocak 22, 2006

Taba börek&Tatar çayı


Yazın çektiğim bir fotoğraf. Aradan uzun zaman geçmiş ve ben bu tarifi eklemeye fırsat bulamamışım. Oğlum yaz tatilinde bir kaç günlüğüne arkadaşına gitmişti. Onu almaya gittiğimde arkadaş hamuru yoğurmuş iç malzemeyi pişirmişti. Yemek için vaktim olmadığını belirtince hamur ve iç harcını elime tutuşturmuş bana sadece evde pişirmesi kalmıştı. Ben hamuruna maya kullanırdım ve benimki daha yumuşak olurdu. Çok pratik bir tatar böreği. Bu tür böreklerin yanında mutlaka tatar çayı içeriz. Böreğin yanında bir de pizza görünüyor ama ben malzemeleri hatırlayamıyorum. Evde ne varsa onu kullanmıştım, fotoğrafı çektikten sonra balkonda yemiştim.

Tatar Böreği/Taba börek
Malzemeler:
1 kg. un
2 paket kabartma tozu
yarım kaşık tuz
1 bardak sıvı yağ
1 bardak yoğurt
1 bardak süt.

İç harç:
1 adet kuru soğan
1 kaşık salça
1 kg. ıspanak
1 büyük boy patates
tuz, baharat

Yapılışı:

Hamur malzemeleriyle ele yapışmayan kıvamda (hafif katı) hamuru yoğurup en az yarım saat bekletelim.
Doğranmış soğanı sıvıyağda kavurup 1 kaşık salça ekleyelim. Doğranmış ıspanakları ilave edip pişirelim. Ocağın altını kapatalım. Patatesi rendeleyip tencerenin kapağını kapatalım.

Hamuru tepsimize göre yuvarlak ya da kare ve her tepsi için bir alt ve üst olmak üzere ikişer beze yapalım. Üst bezeler biraz daha küçük olmalı. Alt bezeyi açıp iç harcımızı yaydıktan sonra üst bezeyi de açıp kapatalım. Üzerine isterseniz yumurta sürebilirsiniz. Ben su sürdüm. Kalan bezeleri de aynı şekilde yapın, fırında pişirin.

Tatar çayı:

1lt. suyu tencereye koyup iyice kaynatın. İçine bir avuç siyah çay atıp kaynatmaya devam edin. Çay ham kokmamalı, miss gibi çay kokusunu alana kadar kaynatın acı da olmasın. Ocağı kapatın. İki çay kaşığı neskafe ilave edin. Bir bardak veya; çayın rengi sütlü kahve rengini alıncaya kadar süt biraz da kaymak ilave edilebilir. Sıvı kahve sütü varsa tercih edilir. En güzel tadı bu sütler veriyor zaten. Yoksa kaymak ilavesi de aynı tadı verebilir. Geldik işin en ilginç tarafına. Duymayanlar için garipsenecek bir nokta. Bir tatlı kaşığı kadar tuz atıp çayı karıştırıp özel taslarda servis edilir.

Cumartesi, Ocak 21, 2006

Dört oda bir salon



Sevgili Figen'e (yemekbiz) bu güzel dantel modelini gönderdiği için teşekkür ederim. Ben fazla dantel adı bilmem, bu modelin adı kardeşimde olduğu için aklımda kalmış. Çok hoşuma gittiği için "dört oda bir salon"u sizlerle paylaşıyorum.

Perşembe, Ocak 19, 2006

Boyadıklarım



Geçen hafta boyadığım kavanozlardan biri. Akşam televizyon seyrederken boyadım. O anda aklıma estiği gibi...Simetrisiz, orantısız!



Kahve kavanozum. Sibel'in fincanından esinlendim herhalde, onun fincanı kadar güzel olmasa bile ben çok sevdim fincanımı ve etrafındaki kahve tanelerini!





Çaydanlığımı neredeyse onaltı senelik. Bir kaç kez ocakta unutup yakmışlığım var. Dış tabanında artık yana yana yeşilimsi morumsu bir renk oluşmuştu. Çaydanlığın diğer tarafları sağlam. Atmaya kıyamıyıp günlük kullanıyorum. Nasıl olsa gözden düştü diyerek çaydanlığı da boyadım. Biraz da bu haliyle kullanırım. Bunların hepsini iki akşamda boyayıp hepsini beraber fırınladım.

Salı, Ocak 17, 2006

Ayva-Ye

Ayva etkinliği için aslında başka bir tarif yapmıştım. Görüntüsü güzeldi fakat tadını hiç beğenmediğim için fotoğrafını da çekmemiştim.



Artan ayvaları ayvaların ağırlığınca şeker ve su ile kaynattım, biraz suyu fazla kaçırmışım. Mikser ile çırptım ve akıcı kıvamda bir reçelim oldu. Sos olarak kullanmak için çok idealdi. Tekrar etkinlik için bir şeyler yapabilir miyim diye düşündüm ve akşam bir kaç dergi karıştırdım. Evde bulunan malzemelerle yapabileceğim çok basit bir tiramisu tarifi buldum. Bunun için sabah erkenden kalktım. Tiramisuyu hazırlayıp Kadın ve Çocuk Merkezine gittim. Akşam üzeri eve gelip acele acele ayva sosunu (reçeli) tiramisu'nun üzerine gezdirdim, bayramdan kalma iki gül tatlısı ve bir kaç tane de baharatlı bisküvi ayırmıştım süs olarak, onları da yerleştirdikten sonra sıra hava kararmadan fotoğraf çekmeye geldi, bu işlemleri de hallettim ve sunuma hazır duruma geldi.



Kruidnootjestiramisu/ Ayva Soslu Tiramisu

Tarifi "Baksels" dergisinden aldım ve bazı değişiklikler yaptım. Kullandığım bisküvi Türkiye'de bulunur mu bilmiyorum! Tarçın, muskat, karanfil, zencefil, kakule, beyaz biber, anason içeren bir bisküvi. Bu baharatların belli bir oranı var ve genelde noelde yapılan özel bisküvilerde kullanılır. Bu bisküviler yoğun olarak kasım aralık ayında satılır. Amaretti'ye benzer fakat daha küçük ve serttir.

200 gr. baharatlı bisküvi
100 ml. neskafe
100 gr. şeker (kullanmadım)
3 yumurta sarısı ( ben kullanmadım)
1 paket vanilya şekeri
200 gr. labne peyniri
200 gr. cremé fraiche
2 yemek kaşığı portakal ya da tarçın likörü (ben 2 kaşık ayva reçeli kullandım)
Kakao (kullanmadım)
  1. Bisküvilerin yarısını düz bir cam kabın tabanına dizdim.
  2. Neskafenin (ılık su içine bir yemek kaşığı neskafeyi atıp karıştırdım) yarısını bisküvilerin üzerine serpiştirdim.
  3. Bir kabın içinde peynir, iki kaşık reçel, vanilya şekerini karıştırıp iyice çırptım.
  4. (Ben reçeli sos olarak kullanacağım için tarifte verilen 100gr. şekeri kullanmadım) Şekersiz sıvı kremayı krema sertleştirici ile çırpıp peynirli karışıma ekledim. Karışımı pürüzsüz hale gelinceye kadar karıştırdım.
  5. Karışımın yarısını bisküvilerin üzerine yaydım.
  6. Kalan bisküvilerden bir kaç adet süsleme için ayırdım. Bisküvicikleri neskafeye batırıp peynirli kremanın üzerine dizdim.
  7. Kalan peynirli kremayı bisküvilerin üzerine yaydım. Buzdolabına kaldırdım.
  8. 3-4 saat sonra üzerine ayva sosunu döküp süsledim.

Pazartesi, Ocak 16, 2006

Salatalar


Eve onbeş dakikalığına geldim ve hemen günlüğe bir şeyler ekleyeyim istedim (eşim ve kızımın "salatanın da mı fotoğrafı çekilirmiş?" sözlerine rağmen!)
Kurban Bayramını geride bıraktık. Çok tatlı ve et yiyerek biraz fazla kaçırmışsanız, size salata ikram edebilirim! Biz hafif başladık hafif bitirdik! İki komşu ziyaret ettik, bize de iki akraba geldi (şükürler olsun) bayram ziyaretine. İşte bütün bayram evde kapı zilinin ve telefonun çalmasını bekledik! Pardon bütün bayram mı yazmışım! Topu topu bir gün izin alabiliyor herkes işyeri ve okullarından! Gün boyunca desem daha doğru olur. İnşaallah herkesin bayramı güzel geçmiştir.

Eyvaaah!!! geç kalıyorum....

Pazartesi, Ocak 09, 2006

Pazar, Ocak 08, 2006

Poğaça


Bu tarifi Yadigar ve Hatice'den aldım.
Malzemeler:

1 bardak sıvı yağ
2 bar. ılık süt
1 bar. ılık su
1 fincan şeker (isteğe göre azaltılabilir)
1 kaşık tuz (isteğe göre azaltılabilir)
42 gr. maya
Aldığı kadar un ( 1 kg. dan fazla)
Üzerine sürmek için yumurta
Susam, çörekotu, haşhaş
İsteğe göre peynirli iç harç

Ilık su ile mayayı eritelim. Süt, şeker, tuz, sıvıyağı bir kaba alıp mayayı ekleyelim. Azar azar un ilave ederek yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğuralım. Hamur iki katına çıkana kadar bekleyelim. Bir kaseye sıvı yağ koyalım. Hamurdan parçalar koparalım, avuçlarımızı sıvıyağa batırıp elimizle hamuru açalım. Hamurun ortasına isteğe bağlı olarak peynir koyup rulo yapalım. Rulolara istediğimiz şekli verip tepsiye dizelim. Tepside biraz kabarana kadar bekletip üzerine yumurta sürüp susam v.b. serpip önceden ısıtılmış fırında pişirelim.

*Oğlum peynirli sevmediği için peynirli olanların şeklini değişik yaptım ki içinde peynir olduğu bilinsin.

Cuma, Ocak 06, 2006

Paspas



Bir arkadaşımın ablası, içinde paspas yapmak için tüm malzemeler bulunan çantayı atmak istemiş. Arkadaşım da çantayı alıp bana getirdi. Ben de yaparım dedim ve aldım. Eve getirdiğimde 4 cm kadar yapılmıştı (ikinci sarı çizgiye kadar).. Çantanın İçinde kılavuz yoktu, biraz uğraştıktan sonra deneme yanılma yöntemi ile düğüm atma tekniğini çözdüm. Düğüm atmak için özel bir tığ var. Bu tığ olmazsa düğüm atılmaz. Paspas büyüdükçe kucağımda yapmak zorlaştı. Bana bir halı tezgahı lazımdı. Ben de çamaşırlığı tezgah olarak kullandım. Çok işime yaradı.


Yukarıdaki fotoğrafta tığ ipler ve paspasın üçte birinin dokunmuş halini görüyorsunuz. Modeller tarafımdan zevkime göre değiştirilmiştir.
(70cmx118)

Bu paspası 2005 te bitirmek için kendi kendime söz verdim ve 31 aralık'ta bitirdim. Çantanın içinde kenarları için bir çile ip ve iğne vardı ama ben daha kolay olacağını düşünerek kenarlarını tığ ile yaptım.

Düğüm tekniği:

  • Sol elimizle ipi sağ elimizle (sol elinizi kullanıyorsanız tersi) tığı tutuyoruz.
  • Filemiz çift sıralı karelerden oluşmuştur. Şekilde görüldüğü gibi birinci sıradaki file ipin altından (no1) tığımızı batırıp karenin ortasından çıkarıyoruz. Tığa kesilmiş ipi takıp sol elimizle ipin ucunu tutup tam ortalı olacak şekilde diğer ucunu tığla çekerek çıkarıyoruz.
  • Tığımızı karenin ortasına batırıp (no2) ipi tığın ucuna takıp karenin ortasından ucu çıkarıyoruz. Böylelikle ipin iki ucu da karenin ortasından çıkmış olup düzgün bir düğüm atmış oluyoruz.

Perşembe, Ocak 05, 2006

En pratiklerim

Sevgili Nagihan'ın fikri olan bu "en pratiklerimiz" çok faydalı olacak gerçekten. Şimdiye kadar yazılanlar çok güzel bilgilerdi. Sevgili Serpil hanım ve Semanur bana sormuşlar en pratiklerim neler diye. Bir an hiç bir şey bilmiyormuşum gibi geldi, fakat arkadaşların yazdıklarını okudukça bazı şeyleri tekrar hatırlama fırsatı buldum.

1- Peynir kutusu kapaklarını atmıyorum, salça kutusu kapağı olarak kullanıyorum. Küflenmemesi için üzerine sıvıyağı döküp hava ile temasının engellenmesini sağlayabileceğimiz söyleniyor ama ben küflenmesine fırsat vermeden bitiriyorum salçayı. Bir de cam kavonozda saklanması daha uygunmuş.

2- Derin dondurucuda çorbalar için çok az miktarda kullanabileciğim mercimekleri (buğday, çorbalık mısır gibi tahılları) minik poşetlere doldurup poşetin ortasından her iki yana eşit miktarda mercimek gelecek şekilde ayırıp torbayı büküyorum. Büktüğüm torbaları üst üste çapraz koyup dondurucuda saklıyorum. Neden çapraz derseniz; böyle istif edildiği zaman torba içindeki tahıllar ikiye ayrılmış vaziyette donuyorlar. Kullanacağım zaman ortadan kesip tek tarafını alıp diğer yarısını dolaba kaldırıyorum. Karışık çorba pişecekse diğer tahıl çeşitlerinden de aynı şekilde kesip kullanıyorum. Çorbalık kıymalar için de aynı işlem geçerlidir.

3-Bulaşık makinasının kaşıklığına kullanılmış limon kabuğu koyuyorum, ayrıca koku satın almama gerek kalmıyor.

4- Kesme tahtasına arada bir sıvı yağ sürülürse et sularını çekmesine engel olur.

5- Şimdi kireç çözücüler bu işi görüyor ama olsun ben yine de yazayım. Çaydanlığa sirke doldurup kaynatılırsa kireçleri çözülür. Bir de her kullanım sonrası içlerinin yıkanması kireç bağlamamasına biraz yardımcı olur. Kahve çay makinalarına da sirke ile doldurup çalıştırılırsa daha sağlıklı bir yöntemle kireçleri çözülmüş olur.

6- Bayatlayan ekmekleri fırında kızartıp robotta eziyorum. Gerektiğinde galeta unu yerine veya köftelerde kullanıyorum.

7
- Yumurta haşlarken yumurtaların sivri tarflarına delik açılırsa çatlamaları önleniyor. Bunun için yumurta delme aleti satılıyor. Bir de kaynattığımız kap fazla geniş olmamalı yumurtaların altına bir tabak yerleştirip hareket etmeleri önlenmeli. Bu benim yumurta haşlama aletim. Yumurtalar bu kabın içinde kıpırdayamıyorlar!!! birbirlerine dokunup çatlatma olasılıkları yok!!!

Aklıma bunlar geldi. Haa bir şey daha geldi; aseton boya çıkartmada etkili oluyor. Yağ lekesi için de bulaşık deterjanı (yağ çözücü içeriyor) önerebilirim.

Ben de mutfaktakiler, Ece ve Şeyma'ya soruyorum. Bizimle en pratiklerinizi paylaşır mısınız?

Pazartesi, Ocak 02, 2006

Hayallerim


Sevgili Dilek 2006 yılında gerçekleşmesini istediğim hayallerimi sorunca şaşırdım birden. Uzun süre içinde gerçekleşebilecek hayaller olsa belki bir sürü sıralardım ama bir yıl içinde olması biraz zorladı beni. Yapılan istatistiklere göre ilk sırayı zayıflamak alıyormuş. Ben iki kilo zayıfalasam yeter. Bu gerçekleşmeyecek bir hayal değil, biraz dikkat edebilsem olacak. Gelelim asıl gerçekleşmesini istediğim beş hayale.
- En kısa zamanda Türkiye'ye gitmek
- Para kazanabileceğim bir işim olsun
- Resim yapabileyim

- Sevgili Gülşen ve Hatice'nin düğünlerinde bulunabilmek

- Günlük, site sahibi arkadaşlarla, bana yorum ve maillerle destek veren arkadaşlarla tanışmak.


Bana hayal kurmam için fırsat veren sevgili Dilek'e teşekkür ederim. Sevgili
Nesrin, Şehnaz, Melike' ye soruyorum bizimle bu yıl içinde gerçekleşmesini istediğiniz hayallerinizi paylaşır mısınız? Hayallerimizin gerçekleşip gerçekleşmediğini sene sonunda yazacağız, bunu da belirteyim.

Pazar, Ocak 01, 2006

Kırkyama kırk hatıra


Bu şekilde artan parçaları gelişigüzel birleştirme tekniğine "crazywork" diyorlar. Ben Türkiye'de ne dendiğini bilmiyorum. Çılgın tekniği ya da çılgın işi mi deniyor bilemiyorum. Çok güzel, bu işi ustaca yapan Serpil hanım belki adını biliyordur bu tekniğin.


Sevgili Zeynep abla sormadan ben yazayım. Makinada yapmış olduğum kırkyama yastıklar. Bu kırlentlerden üç tane oğlumun odasına yaptım. Aslında üzerlerine dikiş yerlerini daha güzel hale getirmek için çeşitli süslemeler düşünüyordum. Daha sonra vazgeçtim, yazık olurdu doğrusu bunların halini görseniz içler acısı, sürünüyorlar ordan oraya. Bir dahaki sefere el dikişi ile güzel bir kırlent yapacağım, şöööyle cicili bicili. Yorganlama falan da yaparım üstüne daha şık durur. Artan parçaları atmaya kıyamayıp rastgele birleştirdim, pek simetrik ve güzel değiller ama olsun. Özel bir kalıp kullanmadım tamamen o anda oluşan modellerdir. Bazı parçalar olduğu gibi yerleştirildi makas değmeden.

Kırkyamanın en sevdiğim yanı; her parçasının bir anıyı, sevdiğimiz bir insanı ya da kıyafeti aldığımız zaman dilimini hatırlatması, geçmişten izler taşıması. Kırkyamalar eskiden kullanılmış parçalardan yapılırdı, şimdi yeni kumaşlar kullanılıyor. Ben de yeni fakat artan kumaşlar kullandım, bizden izler taşıyorlar. Bakınca bana güzellikler hatırlatacak olan kumaştan bir albüm gibiler. Sayfa çevirmeye gerek yok, hep yanımda yanı başımda...unutmaya fırsat vermezler her an beraber yaşarım geçmişi ve o anı, iç içedir zaman. Hele güzel anılarsa hatırlananlar değmeyin keyfime...bakmaya doyamam renk renk, desen desen anılara...

2006



2006' ya adım attık... Pencereden havai fişek görüntüleri çektim. Biraz korktum, duman içinde kaldım. Başıma kıvılcım düşecekti neredeyse. Bu gecenin sağsalim atlatılmasını istiyorum. İçim sızlıyor ambulanslar başladı bile sirenlerini çalmaya. Allahım herkesi koru...