Cuma, Aralık 29, 2006

Bayram ve Yeni Yıl



Bayramınız ve Yeni Yılınız, Sağlıkla Huzurla Geçsin.

Cumartesi, Aralık 23, 2006

Işgınlı Tart




Daha önce sevgili Mine'nin ışgınlı kekini deneyip çok sevmiştim. Bu kez yine o keke yakın bir lezzet yakaladım fakat ışgınım az geldiği için elma ilave ettim.

Hamur:
200gr. kekun
125 gr. tereyağı
100 gr. şeker
1 paket vanilya şekeri
2 yumurta

Dolgu:
2 ışgın (rabarber)
1 elma

Beze:
2 yumurta akı
100 gr. şeker
100 gr. kadar fındık (ince çekilmiş)

  • Kalıbınızı (Ø 24) yağlayın. Fırınınızı 170 dereceye ayarlayın.
  • Yağ, vanilya şekeri ve şekeri iyice çırpın.
  • Yumurtaları birer birer ekleyip iyice karıştırın.
  • Unu ilave edin. Yumuşak bir hamur elde edin (Un ayarını kendiniz azaltarak veya çoğaltarak yapın, yumurtaların büyüklüklerine göre un miktarı değişebilir).
  • Işgını yıkayıp kurulayın ve soyun. 4cm uzunluğunda kesin. Elmayı temizleyip ince ince dilimleyin.
  • Kalıba hamuru yayın. Üzerine ışgınları ve elmaları dizin.
  • Fırında 30-45 dakika kadar pişirin.
Beze:
  • Yumurta aklarını köpük oluncaya kadar çırpın.
  • Şekeri ilave edin, köpüğün sönmemesine dikkat edin.
  • Fındıkları ilave edip dikkatlice karıştırın.
Fırından çıkardığınız biraz ılımış olan tartın üzerine köpüğü pastacı şırıngasıyla (ya da bir torbaya koyup ucunu kesin) sıkın. Tekrar fırına yerleştirip 10 dakika kadar pişirin.

Afiyet olsun.



* Bezeyi isterseniz tarçın, cevz-i bevva (muskat cevizi) ya da kakule ile tatlandırabilirsiniz.

Pazartesi, Aralık 18, 2006

Mutlu Anlar

Erkek kardeşimin düğünü için kısa süreliğine vatana gittim. Bu arada günlüğümü ziyaret eden arkadaşlara çok teşekkür ederim. Sizlere düğün pastamızdan ikram edemesemde Oktay Usta'nın Ispanaklı Pasta tarifini vereyim.

Ispanaklı Pasta



Malzemeler:
4 yumurta
1 su bardağı şeker
2,5 su bardağı Un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
yarım su bardağı kadar ıspanak püresi

ara krema:
2 su bardağı süt
1 çay bardağı şeker
3 çorba kaşığı un

üzeri için:
1 paket krem şanti
1 su bardağı süt

Kekin hazırlanışı
  • Şeker ve yumurtayı iyice çırpın
  • Ispanak püresini yavaş yavaş tahta kaşıkla karıştırarak ekleyin
  • Un, kabartma tozu, vanilya şekerini ilave edin
  • Karışımı kalıba (yağlanmış) dökün
  • Önceden ısıttığınız 170 derecelik fırında 20-30 dakika pişirin
Kremanın hazırlanışı

  • Tencereye süt, un, şeker, unu (silme kaşık) koyun
  • Koyu kıvam alıncaya kadar karıştıra karıştıra pişirin
Pastanın hazırlanışı

  • Keki iple ikiye kesin
  • Arasına soğumuş kremayı sürün
  • İkinci keki üzerine kapatın
  • Üzerine köpürttüğünüz krem şantiyi sıvayın
  • İstediğiniz gibi süsleyin
  • Buzdolabında soğuttuktan sonra servis edin.

Cuma, Aralık 01, 2006

seyr-i ufuk

Uzun süren bir hastalıktan sonra üzerimdeki yorgunluğu, bitkinliği henüz atamamışken hayırlı bir iş için yolculuk göründü ufukta.

Yorumlarınız ve destekleriniz için hepinize teşekkür ederim. Dönüşte görüşebilmek dileğiyle. Sağlıcakla kalın. Hakkınızı helal edin.

Ufka uzanan yollardan ya dönülür, ya dönülmez! Menzil bellidir lakin ömür bu! ne zaman tükenir bilinmez!

Pazar, Kasım 05, 2006

Halimiz

Yılan hikayesine döndü bizim grip enfeksiyonu. Hatırlayanlarınız vardır belki, eylül ayının ortalarından bu yana ailece iyileşemedik. Tam iyileşeceğiz derken tekrar yakalanıyoruz. Öksürük derseniz yapıştı, hiç gitmiyor. Bizim ortam pek sıcak geldi bu virüslere galiba. Öksürük ataklarından bitap düştük.


Kahvaltılık ekmeklerin yapımı çok basit. Bayat ekmeklerle de yapıyorsunuzdur sizler mutlaka. Ben neredeyse her hafta sonu böyle değişiklikler yaparım. Devamı Çeşniyar'da....

Pazar, Ekim 29, 2006

Cennete Yolculuk

Minik Kalbimiz,
Seni sevdik, unutmayacağız.









.....

Perşembe, Ekim 19, 2006

Kadir gecesi



Ben Türkiye'de iken bu yaz kızkardeşimin yaptığı kandil simidi'nin tarifini vererek bir başlangıç yapmış olayım. Tarifi buradan okuyabilirsiniz.

Hepimizin "kadir gecesi" mübarek olsun.

Pazartesi, Ekim 02, 2006

Çikolataya Yolculuk





Devamı için buraya bakınız.

Çarşamba, Eylül 27, 2006

Fotoğraflarım

Diğer fotoğrafları görmek için buraya bakabilirsiniz.

Perşembe, Eylül 21, 2006

Pasta

Malzemeler:
200 gr. kedidili bisküvisi
1 bardak sıcak suda eritilmiş neskafe
50 gr. bitter çikolata
50 gr. fındık
250 gr. çilek
250 gr. ricotta ya da labne (mascarpone)
75 gr. şeker
1 limon
1 çay kaşığı (silme) agar agar
2 ½ dl. krema (10 yemek kaşığı)

Kalıbın içine streç folyo serdim. Benim kullandığım kedidili bisküvileri uzun oldukları için ortadan bıçakla kestim. Bir bardak sıcak suyla hazırladığım neskafeye bisküvileri batırarak, kalıbın kenarlarına ve tabanına dizdim. Çikolatayı, fındıkları irice robotta ezdim.Çilekleri doğradım.
Bir kapta ricotta peynirini şekerle çırptım. Fındıkları, çilekleri ve çikolataları ricotta peynirine ilave edip karıştırdım. Limonu yıkadıktan sonra kabuğunu rendeleyip suyu ile birlikte kaynattım. Agar agar ilave edip karıştıra karıştıra koyulaşana kadar pişirdim. Ilıdıktan sonra ricottalı karışıma yavaş yavaş karıştırdım. Kremayı koyulaşana kadar çırptıktan sonra karışıma ekledim.
Kedidillerinin üzerine karışımdan döküp bir sıra daha ıslatılmış bisküvilerden dizdim. Kalan karışımı da döküp üzerini düzledim. Buzdolabında 24 saat (4 saat yeterli) beklettikten sonra üzerini çikolata parçaları ile süsledim.


Perşembe, Eylül 14, 2006

Bılamık

Bılamık


Bılamık bir tatar yemeğidir. Ben çok seviyorum bu yemeği. Kimden öğrendiğimi tahmin edersiniz umarım. En güzel yine kayınvalidem yapar. O yaptığı zaman parmaklarımızı bile yeriz! Ben hazır alıp yapıyordum ama kesinlikle kendi yaptığımız bılamığın tadını tutmuyordu. İkinci deneyimim olduğu için henüz tam istediğim gibi yapamıyorum. Daha doğrusu hamuru yeterince sert yoğurup, şeritleri eşit kesemiyorum. Aşağıda verdiğim malzeme listesi bir tabura yetecek kadardır. Yapmak isteyenler ölçüleri yarıya indirirlerse iyi olur. Ben ertesi güne kalınca da çok sevdiğimden kocaman bir tencere ile pişiriyorum.

Malzemeler:

6 adet tavuk budu
4 küçük ya da 3 orta boy patates
1 büyük boy kuru soğan
1 kaşık salça
1 buçuk bardak (250 ml.) Un
tuz, karabiber, pulbiber

Hamur:

Unu bir kaba alıp ortasını açıyoruz. Tuzunu serpip yavaş yavaş su ilave ederek sertçe bir hamur yoğuruyoruz. Üstüne nemli bez örterek bir kenara alıyoruz. Yarım saat dinlendirdikten sonra, iki ya da tek beze yapıp hamurları mantı yapar gibi açıyoruz. Yufkamız erişteden azıcık daha ince olacak. Çok ince açarsak pişerken eriyip dağılabilir. İçine yumurta koymadığımız için daha hassas bir hamur! Yufkamızdan iki parmak enliliğinde şeritler kesiyoruz. Bu şeritleri tekrar ince ince erişte keser gibi kesiyoruz. Bir bezin üstüne serip, sosunu hazırlamaya koyuluyoruz.

Bir tencereye zeytinyağı ( ya da tereyağ) koyup, küçük küçük doğradığımız soğanları ilave edip hafifçe kavuruyoruz. Tavuk butlarının (derisiz) etlerini kuşbaşı doğrayıp, tencereye etleri ve kemikleri ekleyip kavurmaya devam ediyoruz. Küp küp doğradığımız patatesleri de ilave edip birkaç dakika daha pişiriyoruz. Salçasını tuz ve biberleri de ekldikten sonra sıcak su ekleyip kaynatıyoruz. Kestiğimiz kibrit çöpü şeklindeki hamurlarımızı, kaynayan suyumuza ilave edip pişmeye bırakıyoruz. Makarnalarımız piştiğinde, tavuk kemiklerini yemeğin içinden çıkararak sıcak sıcak servis yapıyoruz.


Ravioli


Malzemeler:
400 gr.un
5 yumurta
1 kaşık su
bir fiske tuz, biber
1 damla sirke
300 gr. Hüttenkäse (lor ya da ricotta)
80 gr. parmezan peyniri (rendelenmiş)
4 lt. su
100 gr. tereyağ

Unun ortasını açıp 4 yumurta, bir damla sirke ve bir kaşık soğuk su ile katıca bir hamur yoğuralım. Plastik bir torbanın içine koyup yarım saat dinlendirmeye alalım.

Hüttenkäse' yi (ya da lor) bir bezin içine alıp iyice sıkıp, suyunun akmasını sağlıyoruz. Peyniri bir kaba alıp üzerine 1 yumurta, 40 gr. parmezan, tuz ve biberi ekleyip karıştırıyoruz.

Hamurumuzu iki beze yapıp bezeleri 1mm açalım. Alt yufkaya bir tatlı kaşığı yardımıyla ( pastacı şırıngası kullanılabilir) eşit aralıklarla peynir dolgumuzu yerleştirelim. Parmağımızla boş kalan yerleri kare şekli verecek şekilde ıslatalım. Diğer yufkayı da üzerine kapatıp elimizle ıslattığımız yerlerin üzerini yapıştıralım. Hamur kesme aletiniz varsa onunla, yoksa bıçakla 4mm aralıklarla kareler keselim. Yarım saat kurumaya bırakalım. (Ben yufkayı kareler halinde kesip peynirleri yerleştirdim ve üçgen şeklinde katladım. Bazılarını da tortellini gibi katladım)

Tencereye tuz ve suyu koyup kaynatalım. Raviolileri atıp on dakika kadar hafif ateşte pişirelim. Süzdüğümüz raviolileri servis tabaklarına alalım. Üzerlerine erittiğimiz tereyağını gezdirip kalan parmezan peynirlerini serpelim.

Tarif Blue Band`ın "Pasta&Rijst" kitabından alınmıştır.

Çarşamba, Eylül 13, 2006

Ekmekarası

Hırsızlık Olayları

Sevgili Tijen' in (Mutfakta Zen) sitesinde yayınlanan yazıyı aynen kopyalıyorum.

"BU YAZIYI WWW.ISKENDERIYE.COM SITESININ ALT SITESI OLAN WWW.GURME.NET SITESININ YUZSUZLUGUNU IFSA ETMEK ICIN YAZIYORUM. EGER OTOMATIK OLARAK ALIYORLARSA YAZI VE RESIMLERIMIZI, BUNU DA YAYINLAYACAKLARDIR. SIZLERDEN RICAM SIZLER DE SITELERINIZDE BENZER YAZILAR YAYINLAYINIZ KI ONLARI DA YAYINLASINLAR. SADECE BEN SEN O DEGIL, NEREDEYSE TUM YEMEK BLOGLARININ YAZILARI (KI ARALARINDA OZELLERIMIZ DE VAR, YANI IC DOKTUGUMUZ, GURME.NET SITESININ OKURLARINI NORMALDE ILGILENDIRMEMESI GEREKENLER DE. USTELIK BU ISI 2005 YILININ HAZIRAN'INDAN BERI YAPIYORLAR. SAYFANIN SAG TARAFINDAKI ARSIVLERDE EMINIM KENDI ADRESLERINIZI VE YAZILARINIZI DA BULACAKSINIZ. TESADUFEN GORMESEM DAHA DA DEVAM EDECEKLERDI. BU SITENIN DOMAIN SAHIBI VE BILGILERI SOYLE (TESEKKURLER Z.!)
*ADRES BILGISINI KALDIRIYORUM ÇÜNKÜ DOGRU ADRES DEGIL!
*
SIKAYET ICIN AYRICA INFO@ISKENDERIYE.COM ADRESINE YAZMANIZI RICA EDIYORUM. BU SITEDE GUNLUK LINKLERIMIZ OLDUGU GIBI YAYINLANIYOR. BU YAZI SONRADAN GELENLER OLACAGI ICIN KISA BIR SURE SONRA ANA SAYFADA GORUNMEZ OLACAK. LUTFEN SIZ DE DURUMU SITENIZDE YENI BIR YAZIYLA DUYURUN."

Emeğe saygı duymayanları kınıyoruz!



Malzemeler:

Ekmek
Kıvırcık
Kiraz domatesler
Salatalık
Gorgonzola peyniri
Chedar peyniri
Kırılmış fındık
Tere Filizi (çimlenmiş)
Tuz, karabiber

Fındık fındık projesi için çok sönük bir tarif. Karnımız acıktığında evde de malzeme varsa en azından böyle bir ekmekarası ile karnımızı doyurabiliriz. Tere filizi yerine, yonca filizi (alfalfa, lucerne, purple medick) fesleğen ya da roka kullanılabilir. Öğrendiğime göre yonca filizi on çeşit vitamin ihtiva ediyormuş. Gorgonzola yerine diğer peynir çeşitlerinden seçebiliriz. Çeşitlendirmek bize kalmış, yeterki fındık serpiştirmeyi unutmayalım. Bu tarz sandeviçlerde (ekmekiç) genelde çamfıstığı kullanılır. Biz neden fındık tercih etmeyelim! Bence fındık, kahvaltıdan ana yemeğe kadar her şeye yakışıyor.
Ekmeğinizin arasına malzemeleri dilediğiniz gibi dizin, istediğiniz baharat çeşitleriyle de tatlandırın, ekmekarası hazırdır.

Sevgili Fethiye sitesinde maş fasülyesini çimlendirmişti. Ben şimdilik hazır alıyorum, ama en kısa zamanda kendim çimlendirmeyi düşünüyorum. Nohut, fasulye, mercimek, ya da tohum çeşitlerinden bir çok ürün de çimlendirilerek tüketilebilir.


Pazartesi, Eylül 11, 2006

Fındıklı bisküvi/ Fındıklı karışık sebze


Malzemeler:
150 gr. tereyağ
75 gr. şeker
2 yumurta
140 gr. Un
60 gr. soya unu
½ çay kaşığı kakule
½ çay kaşığı tarçın
½ çay kaşığı kabartma tozu
½ çay kaşığı tuz
75 gr. fındık tozu
50 gr. fındık
2 kaşık soya sütü

Yapılışı:
  • Yağ ile şekeri iyice çırpalım.
  • Yumurtaların sarılarını ayıralım (1 yumurta sarısı daha sonra üzerine sürülecek!).
  • Yumurta aklarını ilave edip karıştıralım.
  • Yumurta sarısı, kakule, tarçın, kabartma tozu, tuz, fındık tozu, un ve soya ununu ekleyip tekrar iyice karıştırıp hamurumuzu yoğuralım. Un az gelmiş ise ilave edebiliriz.
  • Hamuru 1 saat dinlendirelim.
  • Yumurta sarısı ile soya sütünü karıştıralım.
  • Hamurumuza şekil verip tepsiye dizelim.
  • Hazırladığımız soya sütlü yumurtayı üzerlerine sürelim.
  • Bisküvilerin ortasına yarım ya da bütün fındık batırıp fırında 6-8 dakika pişirelim.
  • Fırından çıkarıp ızgarada soğutalım.

Fındıklı karışık sebze


Malzemeler:
200 gr. brokoli
1 küçük kabak
1 adet kırmızı dolmalık biber
200 gr. haricotverts (taze fasülye olabilir)
3-4 adet arpacık soğan ya da 1 orta boy kuru soğan
100 gr. mantar
3 kaşık zeytinyağı
45 gr. hazır peynir sosu
75 gr. iri çekilmiş fındık
parmezan, tuz, biber, bir diş sarmısak

Yapılışı:
  • Soğanları doğrayıp zeytinyağ koyduğumuz tencerede çok hafif kavuralım.
  • Temizleyip yıkadığımız fasülyeleri ilave edip biraz daha kavuralım.
  • Dolmalık biberi ve kabakları da kare kare doğrayıp ilave edelim. Mantarları da yıkayıp doğradıktan sonra tencereye alalım.
  • Çiçek çiçek ayırdığımız brokolileri yıkayıp süzdürelim ve tencereye aktaralım. Pişirmeye devam edelim. Ara sıra karıştıralım, sebzeler yumuşayınca fındıkları, sarmısak, tuz ve biberi ilave edip ocaktan alalım. Bir fırın kabına boşaltalım.
  • Bir kaba büyük bir bardak (250ml.) soğuk su doldurup peynir sosunu boşaltalim. Krema haline gelinceye kadar pişirelim. Ocaktan alıp sebzelerin üzerine gezdirelim. Üzerine bir miktar parmezan peyniri serpip fırına sürelim.
  • Peynirler kızarınca fırından çıkarıp servis edelim.

Her hakkı bloglararası fındık projesine aittir. Bu yazımla ilgili hiçbir maddi talebim olmayacaktır.

Pazar, Eylül 10, 2006

Fırında brokoli



Malzemeler:
450 gr. milföy hamuru
300 gr. brokoli
100 gr. fındık
100 gr. eski kaşar
3 kaşık ufalanmış bayat ekmek
3 yumurta
100 ml. sıvı krema
beyazbiber, tuz

Yapılışı:
  • Brokoliyi temizleyip küçük parçalara ayıralım. Buhar tenceresinde (yoksa suda) 3-4 dakika haşlayalım.
  • Fındıkları robotta (ya da havanda) irice öğütelim.
  • Milföy hamurlarımızı eritelim. Yağlanmış kalıba ya da tepsiye kenarları bir parmak taşacak şekilde döşeyelim.
  • Ufaladığımız ekmekleri hamurumuzun tabanına serpiştirelim.
  • Brokolileri ve fındıkları ekmeklerin üzerine döşeyelim.
  • Yumurtaları krema ile birlikte çırpıp tuz ve biberini ekleyelim.
  • Kremalı karışımı brokolilerin üzerine dökelim.
  • Rendelenmiş eski kaşar peynirini de karışımın üzerine serpelim. Artan milföylerden kareler kesip dekor yapalım.
  • Önceden ısıttığımız 200 derecelik fırında 45 dakika pişirelim.

Salı, Eylül 05, 2006

Arkadaşım!

Senin ve bebeğin için dönüm noktası bugün. Bebeğinle tanışacak, onu kollarına alacak, cennet kokusunu koklayacaksın.
Uzaklardasın... senden şu birkaç gün içinde haber alamayacağımı biliyorum.
Gökyüzünde süzülen kuşların kanat çırpışlarına kulak ver. Her kanat çırpış
" dualarım, kalbim sizinle", her süzülüş "sağlıcakla kal" mesajını taşıyacak.

Pazar, Eylül 03, 2006

Fındıklı Pastacıklar

Malzemeler:
  • 4 yumurta akı
  • 1 yumurta
  • 3 yumurta sarısı
  • 200 gr. şeker (100 gr. ara dolgu için)
  • 10 gr. un
  • 400 gr. kestane (haşlanmış robotta irice çekilmiş)
  • 200 gr. tereyağ
  • 175 gr. fındık
  • süslemek için çikolata parçaları
Yapılışı:

Fındıkların (kavrulmuş) 100 gr. kadarını robotta öğütüp, 50 gram şeker ve unu ilave ederek karıştırıyoruz. Yumurta aklarını bir fiske tuzla sertleşene dek çırpıyoruz. Kalan 50 gram şekeri azar azar ilave ediyoruz. Bu karışımı fındık ezmesi ile birleştiriyoruz. Karışımdan kaşık kaşık alıp silikon minik muffin kalıbına ya da tepsiye döşediğiniz yağlı kağıt üzerine (6cm çapında) 30 adet döküyoruz. Önceden ısıttığımız 170 derecelik fırında 20-25 dakika pişiriyoruz. (fırınınızın ayarına göre pişirirseniz daha iyi olur, dikkat edelim bezelerimiz yanmasın!) 30 adet bezeden 3 katlı pasta yapınca toplam 10 adet mini pastacıklar elde ediyoruz.

Ara dolgu:

Benmari usulü 100 gr. şekerle yumurta sarılarını ve bütün yumurtayı ılınıncaya kadar çırpıyoruz. Sıcak su banyosundan karışımı alıp soğuyana kadar çırpıyoruz. Ayrı bir kapta yağı çırpıyoruz. Yavaş yavaş yumurta sarılarını ilave ederek pürüzsüz hale gelinceye dek çırpmaya devam ediyoruz.
75 gram fındığı robotta krem haline gelinceye dek eziyoruz. Yumurtalı kremaya ilave edip karıştırıyoruz.

Hazırlanışı:

Fırında pişirip soğuyan bezelerden birini alıp kağıt kek kalıbımıza yerleştiriyoruz. Üzerine krema sürüp kestane serpiştiriyoruz. Bu işlemi üç kez tekrarlayıp en üste krema sürdükten sonra, çikolata parçaları ile süslüyoruz. Çikolata sosu döküp tekrar fındık serpiştirilebilir.

Not: Minik pasta yapmaya üşenirim diyorsanız; 3 adet 18cm çapında pişirdiğiniz bezelerden bir adet büyük bir pasta elde edebilirsiniz.

Her hakkı bloglararası fındık projesine aittir. Bu yazımla ilgili hiçbir maddi talebim olmayacaktır.

Perşembe, Ağustos 31, 2006

Fındıklı Toplar


Malzemeler:

150 gr. bitter çikolata
4 kaşık sıvı krema
1 kaşık tereyağ
Yeteri kadar bütün fındık ve çekilmiş fındık

Yapılışı:
  • Çikolatayı bir kabın içine kırıp kremayı da ekleyerek ocakta ya da mikrodalga fırında (%100 kapasitede 1 dakika) erititelim
  • Ocaktan alıp yumuşamış tereyağını ilave edip iyice karışıma yedirelim.
  • İnce çekilmiş fındık (yarım su bardağı kadar) ilave edip karıştırıp buzdolabında istenilen katılığa ulaşana kadar bekletelim.
  • a) Çikolatadan küçük parçalar koparıp toplar yapıp fındığa ya da başka bir malzemeye bulayalım.
  • b) Bütün fındıkların üzerine pastacı şırıngası (aletin adını yeni öğrendim) ile çikolatalı karışımı sıkalım. (İsteğe bağlı) hindistan cevizi veya başka malzemelerle süsleyelim.





Her hakkı bloglararası fındık projesine aittir. Bu yazımla ilgili hiçbir maddi talebim olmayacaktır.

Pazar, Ağustos 27, 2006

Fındıklı Dondurma



Evdeki meyveleri değerlendirmek için dondurmaya meyve ilavesi yaptım. Aslında sadece fındıklı olursa çok daha nefis oluyor.

Malzemeler:

250 gr. ricotta peyniri (tuzsuz lor ya da süzme yoğurt kullanabilirsiniz ancak ricottanın verdiği lezzete yakın olur mu bilemem!)

50 gr. tereyağı
1 paket hazır süt kreması
yarım paket vanilya
2 adet kuru kayısı
yarım su bardağı böğürtlen ve frambuaz (çilek de yakışır)
yarım su bardağı pudra şekeri
yarım su bardağı çekilmiş fındık

► Peyniri derince bir kaba alalım. Üzerine eritip ılıttığımız tereyağını ekleyip güzelce çırpalım
► Çırparken yavaş yavaş kremayı da ekleyip bir kenarda bekletelim
► Kayısıları kare kare doğrayıp bir kaseye alalım, üzerine frambuazları ve böğürtlenleri de ekleyip karıştıralım
► Meyvelerin üzerine pudra şekeri ve vanilyayı serpiştirelim
► Fındıkları da ilave edip karıştıralım
► Meyveli karışımı kremalı karışımla buluşturup tekrar karıştıralım
► (Plastik) çukur bir kabın içine streç folyo (yoksa dert edinmeyin temiz bir poşet te aynı işlemi görür) yerleştirip karışımı dökelim ve üzerini bastırarak düzelttikten sonra buzdolabında 2 -3 saat bekletelim. Daha sonra buzluğa kaldırıp 2 saat daha bekletelim.
► Kalıptan çıkarıp isteğimiz malzeme ile süsleyelim.



Her hakkı bloglararası fındık projesine aittir. Bu yazımla ilgili hiçbir maddi talebim olmayacaktır.

Cuma, Ağustos 25, 2006

Eğer, bir çocuk!




Eğer, bir çocuk kin ortamında büyümüşse; Kavga etmeyi öğrenir.
Eğer, bir çocuk alay edilip aşağılanmışsa; Sıkılıp, utanmayı öğrenir.
Eğer, bir çocuk sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse; Kendini suçlamayı öğrenir.
Eğer, bir çocuk hoşgörüyle yetiştirilmişse; Sabırlı olmayı öğrenir.
Eğer, bir çocuk desteklenip, yüreklendirilmişse; Kendine güven duymayı öğrenir.
Eğer, bir çocuk övülmüş ve beğenilmişse; Takdir etmeyi öğrenir.
Eğer, bir çocuk hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse; Adil olmayı öğrenir.
Eğer, bir çocuk güven ortamı içinde yetişmişse; İnançlı olmayı öğrenir.
Eğer, bir çocuk kabul ve onay görmüşse; Kendini sevmeyi öğrenir.
Eğer, bir çocuk aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse; Bu dünyada mutlu olmayı öğrenir.

Dorothy Law Nolte

Cuma, Ağustos 18, 2006

Fotoğraflar -3


Çamlıca (İst.)






Hunat Camii (Kayseri)

Kayseri Merkez

Kapalı Çarşı (Kale içi-Kayseri)

Perşembe, Ağustos 17, 2006

Unutulmayan anlar!

Gece 01 sularında aile fertleriyle vedalaşıldı. Artık gurbete yolculuğun sızısıyla düşüldü yollara. Havaalanında kimlik kontrolleri yapıldı ve o güne kadar hiç yapılmamış bir uygulama ile karşılaşıldı. Bütün bavullar uçağa paralel dizilmiş. Binmeden önce bavullarımızı göstermemiz isteniyor. İçimizden "Allah Allah, acaba bavullar mı karıştırıldı" demeden edemiyoruz. Uçağa yerleşildi ve bir anons; bir kişiden ısrarla bavullarını göstermesi isteniyor...

O anda uçağımız, bir sağa bir sola sallanmaya başlıyor. Eşime "neler oluyor! hiç böyle bir şey yaşamamıştım şimdiye kadar" sözleri sarfediyorum. Birbirimize bakıp kendi kendimize olası problemler hakkında yorum yapıyoruz. Saatin ibresi 03:05 i göstermekte...

Nihayet uçağımızın motorları çalışıyor ve artık uçuşa hazırız. Fakat bir türlü kalkışa izin verilmiyor... Ne kadar beklenildi tam bilinmez. Beklenilen zaman ehemmiyetini yitiricek ve yerini kaptan pilotun buruk ve gizemli ses tonuna bırakacak...

Bir süre sonra pilot, merkezi Gölcük olan ve çevre illerde de hissedilen bir deprem yaşandığını, ancak korkulacak bir şey olmadığını açıklar. Bu anons duyulurda huzur içinde oturulur mu? Bir an önce yeryüzüne ayak basmak, telefona sarılmak istenilmez mi? Kaptan pilot anonsunu uçak havalanmadan önce yapmış olsaydı kaç kişi yolculuğa devam etmek isterdi acaba!
Bundan sonra neler yaşandı, neler duyuldu, neler unutuldu malumunuzdur!!!
17 Ağustos'u unutmadık!

Allahım, ülkemizi ve milletimizi her türlü felaketten koru!

Salı, Ağustos 15, 2006

Patlıcan Salatası



Dün patlıcan yemeği pişecekti evde. Aklıma salata-ye etkinliği gelince, ben de klasik de olsa patlıcan salatası ile katılayım istedim.

4 adet patlıcanı fırında közledim. Fırın hazır yanmışken yanına birkaç tane de patates koydum. Patlıcanların kabuklarını soyup bir kenara aldım. Patatesler taze oldukları için kabuklarını soymadım.

Yeteri kadar yeşil biber, kırmızı soğan, maydanoz (evde yoktu) doğradım. Soğumuş patlıcanları da doğradıktan sonra diğer malzemeleri ekledim. Ezilmiş sarmısak, tuz, karabiber, limon, sıvı yağ ilave ederek karıştırdım.

Biraz patlıcan salatasına iki siyah zeytin ve feta peyniri ilave edip bu karışımı içini boşalttığım domatese doldurdum. Közlenmiş patatesle birlikte servis ettim (kendime).

Pazartesi, Ağustos 14, 2006

Fotoğraflar - 2



Günün ilk ışıkları ile Bolu'da bir demli çay ile yola devam...



Ver elini İzmit...



Plansız, koşturmacalı ve tamamen kendimi hayatın akışına bıraktığım günlerde, benim için zaman ayıran Semanur ile buluştuğumuz mekan (Çamlıca Tepesi)... Semanur ben de seni ve aileni tanımaktan çok mutlu oldum.

Pazar, Ağustos 13, 2006

Tatil Fotoğrafları

Tatili de geride bıraktık. Nasıl hızla geçti haftalar anlayamadım. Hangi şehirleri ziyaret etmişim sizce! Tanıdık gelen kareler var mı? Bu arada Günlüğüme yeni bir görünüm vermeye kalkıştım. İlk önce rengini değiştirdim. Değiştirirken de bir sürü aksaklıklar oluştu. Derken yine imdadıma kızım yetişti ve sevgili Nurdan'ın vermiş olduğu linkten bir şablon seçtik. Nurdan' a ve kızıma teşekkür ederim.

Foto 1 - Bolu


Foto 2 - İzmitte omuz omuza vermiş bina ve ağaç. Hangisi hangisine yaslanmış belli değil. Buna benzer manzaralarla çok karşılaştım İzmitte. Bir ara, kardeşlerimi kahvaltı yaptığımız mekanda bırakıp, bu binayı görüntülemek için sessizce ayrıldım...


Foto 3- Çamlıca


Foto 4 - Kayseri

Çarşamba, Ağustos 09, 2006

Keukenhof/Tatil Bitti!



Sevgili Binnur ablanın göndermiş olduğu keukenhof görüntüleri eşliğinde, renk renk merhabalar herkese...

Cuma, Temmuz 07, 2006

Gezi

Dün arkadaşlarla Leiden şehrini gezmeye gittik. İlk olarak bir müze ziyaret ettik. Daha sonra bir restoranda yemeğimizi yeyip sohbet ettik. Müzedeki eski zamanlardan kalma dünyanın çeşitli yerlerinden getirilen, değişik kültürlere ait eşyalar çok etkileyici idi. O kadar güzel o kadar ince el sanatları vardıki şaşkınlık içinde kaldım. Malesef müze karanlık olduğu için fazla fotoğraf çekemedim. Şehir turumuzda çektiğim fotoğrafların tümünü nasıl becerip sildim ben de anlamadım. Elimde yalnızca aşağıdakiler kalmış! Bununla ikinci oluyor! nasıl hallediyorum, fotoğraf katletmede üstüme yok! Öğle yemeğinden sonra şehir turu yaptık ve ilginç hikayeler ve yerleşim yerlerini görme fırsatımız oldu. Akşam yemeğini de yeyip, güzel bir gün sonrası evimize döndük. Bu kez fotoğrafları sildiğim için üzülmüyorum, çünkü bir başka arkadaş da fotoğraf çekmişti. Ondan fotoğrafları alabilme imkanım var en azından! Bu Temmuz ayının son yazısı olacak sanırım. Tatile çıkıyorum. Dönüşte görüşebilmek dileğiyle.




El dokumaları


Türkmen takıları

Boncuk işlemeli ayakkabılar
Müzede hayranlık, bazen de yüz buruşturarak baktığım nesneler vardı. Buzullarda yaşayan insanların yaptıkları elbiselerin yapılışlarını rehber anlatırken yüz ifademizi görmeliydiniz. Her şey hayvanların derisi, bağırsakları v.s kullanılarak yapılmıştı. Rehber anlatmasa elbiselerin balık derisi ya da bağırsaktan yapılmış iplerle dikildiğini anlamak mümkün değil! Japonların, Afrikalıların, Hinduların el dokuma kumaşları, eşyaları, araç gereçleri görülmeye değerdi.


Djenné camii maketi (Dünyanın en büyük camisi-Mali)



Netten bulduğum caminin fotoğrafı.

Pazartesi, Temmuz 03, 2006

El nakışlarım

Benim işlediğim parçalardan ikisi. Diğerinin fotoğrafını çekmeyi unutmuşum. Aşağıdaki parçayı yarım haliyle görüyorsunuz. Tamamlanmış olanında ise dikkatlice bakılırsa bazı değişiklikler yaptım. Yaprağı işlerken sepet örgü olan yer için limon filesinin ipini kullandım. Bu yaprağa evdeki yeşil iplerimin rengi hiç uygun düşmüyordu ne yapayım!


Bitmemiş hali.


Tamamlanmış haliyle.



Bildiğim, bilmediğim, o anda aklıma gelen hangi teknik varsa kullandığım el işlemem. İlk önce deseni tasarladım ve kumaşa çizdim. Daha sonra kumaş boyası ile belirginleştirmek için renk renk boyadım. Üzerini uygun renkte iplerle sarma, düğüm, adını bilmediğim teknikler kullanarak işledim. Arkadaşlar çok beğendiler elimi (kızımın eli). Kenarlarını boncuklarla tamamladım. Türkiyemin sembolü olan lale desenini de işlemesem çatlardım.